#okudumbitti
#MıguelDeUnamuno
#AşkınHücumu
#48Sayfa
#KasımAyı4cüKitap
Lacivert klasikler serinine devam. Bugün size yeni tanıştığım bir yazarla geldim. 1898 kuşağının önde gelen temsilcikerinden olan İspanyol düşünür, şiir deneme roman ve oyun türünde eserleri ile tanınıyormuş. Aynı zamanda Faşizme karşı duruşuyla da tanınan yazar 1936 yılında ev hapsindeyken ölmüş. Romanlarını merak ettim araştıracağım.
Bu kısa klasik kitabımuzda yazarın 6 adet öyküsü bulunuyor. Felsefi yönü ağır basan bu öykülerden benim en çok beğendiğim Aşkın hücumu ve Vakit nasıl geçiyor adlı öyküler oldu.
Birkaç alıntı yapacağım ve alıntılar bu iki öyküden olacak.
"Kadın da aşka seyahat ediyordu. Kadın da aşkı itibari bir yalan, hayatın sıkıntısını gidermek için bulunmuş bir çare olarak görüyordu"
"Gelecekten bahsetme Anastasio, sana şimdi kafi değil mi?" ah ya işte bu hayatta kaçırdığımız en önemli nokta. Anı yaşa anııııı..
Üstteki iki alıntı Aşkın hücumu öyküsündendi. Bundan sonraki birkaç alıntı ise Vakit nasıl geçiyor adlı öyküden olacak.
"Hatta aşk, sadece aşk, nihayet sanki ortadan silinir. İnsanın karısına olan aşkı, insanın kendine duyduğu bir aşk haline geçer ve bu ne emir tanır ne nizam. Çünkü madem, " yakınlarını, kendini sevdiğin gibi sev" denmiştir, öyle ise herkesin, emirsiz, nizamsız kendi krndüni sevmesi de beklenebilir" olalaaa kendini sevmeyen başkasını sevebilir mi ki acaba?
"Çünkü biz yaslı ve bedbaht günleri, sevinçli ve mesut günlerden daha iyi hafızamızda tutarız. Ömrümüzdeki hudut taşları, sevinçler değil yaslardır" ay çok acı ama çokta doğru sanki ya
"Aşk ne minnet ne şefkat ister. Aşk, karşılık aşk ister, sevdiği için karşılık verilmesini ister, sebepler ne kadar asil olursa olsun sebepleri aramaz" vee yine haklı sanki