"Yaş sorunu, aşkı engelleyen çok önemli bir etken olmaktan çıkmıştı benim için; yalnızca yazgının aramıza ördüğü zalim bir duvardı. Aramızda duvar olduğunu düşünmüyorum artık, duvarın bizi ayrı tuttuğunu düşünüyorum."
"Onun gibi kadınların hepsi aynı. Farklı olan gençler veya kızlar değil. Biz değişmedik, sadece genciz o kadar. Değişenler, kendilerini genç kalmak zorunda hisseden orta yaşlılığa yaklaşan aptallar takımı. Bizim yaşımızda kalmak için umutsuzca boş yere uğraşıyorlar. Bizim yaşımızda kalamazlar. Kalmalarını istemiyoruz. Bizim gibi giyinmelerini, bizim gibi konuşmalarını ve bizimle aynı ilgi alanlarını paylaşmalarını istemiyoruz. Bizi öylesine kötü taklit ediyorlar ki saygımızı yitiriyoruz."
"İngiltere'de körlük, uyuşukluk, çağdışılık, yavaşlık ve evet, kitlelerin bayağılığı midemi bulandırıyor."
"Silindirin canlı, yeşil, özgün demeden her şeyin üstünden geçmesi gibi, İngiltere'nin de insanı boğduğu, soluğunu kestiği ve ezdiği duygusu."
"Ögretmenler bize o kadar çok eski fikirler, eski görüşler, eski yöntemler yüklüyorlar ki. Minicik filizlerin üzerine kat kat eski toprak atmak gibi; altından taze, yeşil bitkilerin böylesine az çıkmasına şaşmamak gerek."