1.Dünya Savaşı sebebiyle Adana'ya göç etmiş Vanlı bir ailenin oğlu Yaşar Kemal ve kendisi de Adana'da dünyaya geliyor.Babası annesinden epey büyük, aynı evde amcası ve yengesiyle kalıyorlar.Üç buçuk yaşlarında iken halasının elindeki bıçak kayıyor, Yaşar Kemal'in sağ gözüne geliyor ve kör oluyor.Dört buçuk yaşında ise, babasıyla birlikte namaz kılarken, oğulluğu babasını bıçaklıyor ve olayın şokuyla kekemeliğe tutuluyor, on iki yaşına kadar da zor geçiyor, türkü söylediği zamanlar hariç tabi.Annesi amcasıyla evleniyor ve babasının ölümünden sonra varlıklı bir aileyken birden sefalet dolu günler başlıyor.
Okumayı 9 yaşında öğreniyor ve çok düzenli bir eğitim hayatı olmuyor maalesef. Irgatlıktan, traktör sürücülüğüne, katiplikten öğretmen vekilliğine kadar türlü işlerde çalışıyor. Kütüphanede memur olarak çalıştığı dönemde ise yüzlerce eser okuyor ve kitaplara ilgisi daha da artıyor.
Hayat okulunda kendini yetiştiren Yaşar Kemal'in halkın içinde yaşaması, onları çok iyi tanıması, onun sanatını şekillendiriyor ve buram buram Anadolu kokan şimdiki eserleri vücut buluyor. Halk kültürü açısından çok zengin bir bölge olan Çukurova'da büyüyen sanatçı için, folklor vazgeçilmez oluyor.
Yazdığı ilk roman olan ve dört seriden oluşan 'İnce Memed'de ise; Çukurova'nın Değirmenoluk köyünde yaşayan İnce Memed' in mevcut düzene isyan ediş öykünü anlatıyor.
"İnsanlarla oynamamalı. Bir yerleri var, çok ince yerleri, işte oraya değmemeli. Korkmalı insanların bu tarafından. Aşağı görmemeli insanları..." [syf. 159] diyor. İşte İnce Memed'in bu ince tarafına dokunuyor tüm zalimliği ile köylünün elinden varını yoğunu alan Abdi Ağa.
Her şeye katlanıyor da sevdiği kız Hatçe'nin başkasına verileceğini duyunca gözü hiçbir şey görmüyor Memed'in.Önce sevdiği kızı kaçırıyor, ardından dağa çıkıp