Sibel Karagöz

Sibel Karagöz
@Syblllk
DİLİMDE KİLİM ÇÜRÜR
Hüzün yüklendim, tüm zamanların ağırlığı bir bavula, Davul zurna çepik, Gök’yüzüm de bulutların atışması, Yüreğimde tutsak serçe şakıması, Ben mi giderim, Ayaklı ayaklarım mı, Bir ağrı yürür, Gün mü eksilir, Takvim mi sökülür, Ciğerim mi dillenir, Ağıra ağır birazda sağır, Dilimde çürür… Sibel Karagöz #sibelkaragözşiirleri #sibel_karagoz
Reklam
DÜŞLERİMDE GERİ GERİ YÜRÜDÜM
sokağımda tavan binamda baca penceremde saksı unuturum diye uykulara sığındım sığınmakta talepte kaldı sen orada da kelepçelere vurdun beni gözlerinin hapsinde geri geri yürüdüm yeniden bize can verir gibi önce gözlerin gözlerimin içi yaktı eridim eriyik ateşin içinden kaçak aşk çocukları peydahlandı hiç doğuramadığım adını koyamadığım kız ve oğlan oldum plasentayı yırtarak geri geri koştum kızımla oğlumla aradım aradık içim ve içimin çıplak çocukları gögün mavisini aşka kanat çırpan kuş kanatlarımı
BİR VAR’mışşş BİR YOK’muşşş
az az yaşıyorsun içimde kahvaltım gibisin az simit az peynir çokça demli çay Ve bir var’mışlar unutuyorum yavaş yavaş seni azalttım tütünü çoğalttım bugün güne yokluğun diyeti ile başladım azımı yok edeceğim suyu çoğalttım sular seller gibi akıp gideceksin bir var’mışlar var gibiler dost gibiler can gibiler bir yok’muşlar yok gibi hiç gibi can’sız gibi bazen hayatı sevdirenler olur suya bal çalar şerbet olur bazen hayattan nefret ettirenler olur bala su değdirseler zehir olur çıkarttım kahvaltıyı hayatımdan petegimde bal olsan dönmem yeminimden dönmem
GÖZ YAŞLARIM İNTİHARIN EŞİĞİNDE
… Tbt SİBEL KARAGÖZ GÖZ YAŞLARIM İNTİHARIN EŞİĞİNDE İçimde savaş var bombalar düşüyor her düşüşte bir acı peydahlanıyor yüzümde içimdeki savaşın sesleri Ağlıyor Kulaklarımda doğmamış çocuğun Sesleri ağıt yakıyor Bilmediğim bir dil konuşuluyor Konuşmuyor YAKIYOR Küçük bir serçe ağıdı bu Her bir sesin sesizliği Akıyor içime Yağ mı bal mı Şekerle şerbet mi Tuzla sirke mi Akıyor Gözler dinlemiyor ki Asıldı kirpik köküme Her biri İntiharın eşiğinde Tek tek sineme düşüyor Düştükçe Yanıyorum
belki ilk defa
… belki ilk defa ayakkabı boyacısı çocuk boyalı elleriyle kaldırım köşesinden bakmadı tornada çalışan çocuk yağlı ayaklarıyla oto tamirhanesinde koşmadı babası olmayan çocuk akan burnunu koluna silmeden mendil alın demedi belki ilk defa coşkuyla kutlanmıyor belki ilk defa tüm çocuklar balkonları beden işçisi olmadan emeğin kamburu çıkmadan elleri kırılmadan çocukça bayrak sallayarak kutluyor belki ilk defa bayram tüm çocukların belki ilk defa bayram Atatürk’ün gözlerinde Atatürk’ün ruhunda Atatürk’ün adaletinde yirmi üç nisan çocukça adilce
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
Reklam