Aylar sonra yeniden o yola çıkmak... Biletimi her zamanki gibi internetten alıyorum.
-Kolay gelsin Çanakkale 10 arabasına biletim vardı.
-İnternetten mi aldınız?
-Evet.
Otobüsün ön tarafları dolmadan arka koltuklardan veremiyormuş yazıhaneler.Siz misiniz veremeyen? Nasıl aldım ama,internetten karışan yok çok şükür. Zamanında almaya çok korktuğum kredi kartını iyi ki almışım diyorum. Ne büyük özgürlük istediğin koltuğu seçmek. Dile kolay 3,5 saatlik yolu 4 yıl boyunca haftada iki kez gidip gelmiştim. Nasıl diyorum,nasıl katlanmışım? Bir arkadaşım daha fazla dayanamamıştı da eğitim durumu tayin hakkını kullanmıştı. Ama ben,geri döndüğümde aynı yerde olamazsam korkusuyla, sanki geri dönebileceğim kesinmiş gibi(!) 4 yılımı yollarda geçirdim. Hey gidi günler. Hıh geldi otobüs. Sanki bu muavini gözüm bir yerden ısırıyor. 4 yıl içinde muhakkak karşılaşmışızdır.
-Bavulunuz var mı efendim?
-Yok.
Bavul taşımaya karşıyım. O kadar sık gidip gelince yalnız bir sırt çantasıyla da yolculuk yapılabileceğinin mümkün olduğunu öğrenmiştim.
Kaç numarayı almıştım bakayım biletime.35’miş. Pencere kenarı diye aldım koridor çıktı. Bu sistemi hâlâ oturtamamışlar. Neyse ki otobüs boş,yanıma kolay kolay biri gelmez.
-35 numara nerede ineceksiniz?
-Çanakkale.
Canım Çanakkale. Hele bir mezun olayım özlemem burayı diyordum. Özlemişim Çanakkale demeyi bile.
-İyi yolculuklar efendim.
-Teşekkür ederim.
Muavin yanımdan ayrılırken,otobüsün ön tarafı boşken bu kızın ne işi var arka tarafta bakışı atmadı değil. Biga’dan sonra alacaksın zaten ön tarafa biliyorum,bırakta şimdi tadını çıkartayım. Otobüs Trabzon’dan geldiğinden daha yoldayken aracı temizleyip Çanakkale’ye vardıklarında dinlenmek istiyorlar. Onlar da haklı. Yol yoruyor insanı. Bedenin işteyken ruhunun başka yerde olması, aklındaki düşünceler,