Şeyda

Puan vermedi·106 syf.··
2026 27. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 01:33
Yazar İngiliz fizikçi ve parapsikolog. 1800’lerin ortasında dünyaya gelmiş. Bu tür konuları merak edenler için ilgi çekici bir kitap. Daha önce benzer kitaplar okuduğum için, anlatılan hikayeler çok tanıdık ve çok mümkün geliyor. Kitapta örnekler verilen çoğu olay 1800’lerin sonu ve 1900’lerin başında yaşanmış. O dönemlerde insanlar çoğunlukla evlerinde vefat ettiği için yakınlarının tanıklığıyla ötealeme geçişlerini yapmışlar. Bir 112 çalışanı olarak kalbi durmuş bir hastaya müdahale ederken kalbi tekrar atmaya başlamışsa ötealem ile ilgili akıbeti tam olarak nedir diye hep düşünürüm. Bu kitapta yaşanan çoğu olay hastalanıp yatağa düşen kişilerin, yavaşça ölüme geçmesini konu alıyor. O anda ne gördükleri, ne konuştukları.. Gerçekten tüyler ürpertici ama bir o kadar da güzel. Bu konuların bilimsel olarak ele alınıyor olması, yurtdışında parapsikoloji olarak bölümler olması harika. Kitapta yazılan örnekler makale olarak dergilerde yayınlanmış. Bizim yaşlılarımızda ölümle ilgili genelde iki gün yatak üçüncü gün toprak diye isteklerini dile getirirler. Ölecek olan kişiden için son zamanlarda yaptığı, konuştuğu sözler düşünülüp malum oldu diye anlatılır. Merak edenlere kitabı okumalarını öneriyorum. Farklı bir pencere açacaktır. Sevgilerimle.
Ötealeme Geçerken GördüklerimizWilliam Barrett · Ruh ve Madde Yayınları · 201115 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·72 syf.··
2026 23. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 12:56
1912’de yayınlanan bu eserden 8 yıl sonra 1918-1920’de insanlık tarihinde bilinen en büyük salgın “İspanyol gribi” oluyor ve milyonlarca insan ölüyor. Yani Jack London bu eseri kaleme aldığı zamanlar henüz kitapta bahsettiği gibi büyük bir salgına tanıklık etmemesine rağmen kurgusuyla, gelecekteki nüfus tahminleriyle öngörüsünün gücüyle ve bakış açısının genişliğiyle okuru etkiliyor. Kızıl Veba’dan sağ kurtulan bir anlatıcıdan dinliyoruz neler yaşandığını. Bizlerinde yakın geçmişten tanık olduğu 2019 pandemisinde yaşananlar geliyor gözümüzün önüne kitabı okurken. Kurgu ile gerçek birbirine geçiyor. Tarih mi tekerrür ediyor, insanlık mı test ediliyor, yoksa bazı yazarlar gelecekten mi yazıyor tam olarak bilemesekte yazılan hiçbir şey hayal ürünü veya kurgu olarak kalmıyor. Yaşanıyor. Yaşatılıyor.
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,8bin okunma
Puan vermedi·105 syf.··
2026 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 15:54
Bu kitabı okurken Aziz Nesin’in Zübük romanını anımsadım. Romanın merkezinde Hacı Ağa karakteri yer alır: Paraya tutkuyla bağlı, çıkarı için her yolu mübah gören bir adam. Dışarıdan bakıldığında namazında niyazında, iyi huylu ve güvenilir bir insan izlenimi verirken; en yakın çevresinin nefretini üzerinde taşır. Servetine servet katmak için siyasetle ilişkilerini güçlendirir, her mecliste boy gösterir ve bulunduğu her ortamı kendi çıkarı doğrultusunda kullanır. Yaşı 80’lere gelip hastalıklarla yüzleşmeye başladığında ise çare arayışına girer. Ameliyat masasında verilen ilaçların etkisiyle yaşam ile ölüm arasındaki o ince çizgide bir deneyim yaşar. Melekler aracılığıyla yakınlarını ziyaret eder; fakat bu ziyaret pişmanlıkla sonuçlanır. Öldüğünü sanan yakınlarının sevinçlerini ve arkasından konuşulanları duyması, onda bir kırılma yaratır. Günahkârlığını idrak eder; ancak artık ömrünün son demlerindedir. Sadık Hidayet, bu eserinde din, siyaset, ideoloji, inanç, cehalet ve değişim temalarını güçlü bir hicivle işler. İranlı bir yazar olmasına rağmen değindiği meseleler bize hiç de yabancı değildir. Toplumda dini duyguların nasıl sömürülebildiğini, insanların bu sömürü düzeni içinde nasıl “Hacı”ları “Ağa”ya dönüştürdüğünü çarpıcı biçimde gözler önüne serer. Hacı Ağa, akıcı ve anlaşılır diliyle hem düşündüren hem de rahatsız eden bir eser. Toplumsal eleştiri seven herkese tavsiye ederim.
Hacı AgaSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 20172,886 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 13. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 10:31
Birçok inanışta insanlığın başlangıcı Adem’e dayandırılır. Peki ya öncesi? Jack London, bu eserinde bir çocuğun gördüğü rüyalar aracılığıyla bizi tarihöncesi çağlara götürüyor. O dönemlerde yaşayan üç ayrı insansı türü anlatıyor: Henüz ağaçlarda yaşamını sürdüren Ağaç İnsanları, hem ağaçlarda hem mağaralarda yaşayan Halk ve bu türlerin en gelişmişi olan Ateş İnsanları. Roman boyunca uzak atalarımızın hayatta kalma mücadelesine, iletişim kurma biçimlerine, ateşi keşfetmelerine ve doğayla kurdukları ilişkiye tanıklık ediyoruz. Özellikle hayatta kalma güdüsünün insanı nasıl şekillendirdiğini görmek oldukça çarpıcı. Yazıldığı dönemde evrim düşüncesini edebiyat aracılığıyla gündeme taşıması bakımından da dikkat çeken bir eser. Okurken insan ister istemez “Nereden geldik?” sorusunu kendine soruyor. Çok uzak atalarımızın yaşamına dair güçlü bir hayal kurduruyor. Oldukça akıcı ve anlaşılır bir dile sahip. Ben çok beğendim; insanlığın kökenine dair edebi bir yolculuğa çıkmak isteyenlere gönül rahatlığıyla öneririm.
Âdem'den ÖnceJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202526bin okunma
Puan vermedi·188 syf.··
2026 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 20:26
Kitap, Kemal Sayar ve Sadettin Ökten’in Podcast konuşmalarının derlenmiş hali. Seri şeklinde basılmıştı. Diğerlerini de okumuştum. Çoğunlukla modernizmin etrafında dönüyor konular. İslamiyetin çizgisinde inananların neler yapması, hangi hususlara özen göstermesi, eski zamanlardaki birlik ve beraberlik duygularını yeniden canlandırmak için nelere dikkat edilmesi, inancın nasıl diri tutulacağı vb. birçok konuya değiniyorlar. Soru soruyu doğurmuş, konu konuyu açmış bizlere böyle güzel kalıcı bir eser bırakmışlar. Edebiyat, felsefe, din, günlük yaşam her alanda katkı sağlayan bir seri olmuş. Merak edenlere okumalarını öneririm.
Dem Bu Demdir Saat Bu SaatM. Kemal Sayar · Turkuvaz Kitap · 2022702 okunma