Simge

Simge
"Pijamalı hasta yağız şoföre çabucak güvendi."
Üçüncü Kısım: Işıl Işıl Yanan
"Her şeyin bir mevsimi vardır. Yıkmanın zamanı ve inşa etmenin zamanı vardır. Susmanın zamanı ve konuşmanın zamanı vardır."
Sayfa 191 - İthaki Yayınları - Montag (Vaiz Kitabı)
1000Kitap
Reklam
Üçünü Kısım: Işıl Işıl Yanan
"Herkes ölünce ardnda bir şeyler bırakmalı, derdi dedem. Bir çocuk, bir kitap, bir tablo, inșa edilmiş bir ev veya duvar, yapılmış bir çift ayakkabı. Veya ekilmiş bir bahçe. Elinin bir șekilde dokunduğu bir șey, öldüğünde ruhunun gideceği bir yer olsun diye; böylece insanlar ektiğin o ağaca veya çiçeğe baktığında, sen orada olursun. Ne olduğu önemli değil, dokununca onu değiștirdiğin ve ellerini çektiğinde sana benzeyeceği bir șeye dönüştürdüğün sürece, derdi. Sadece çim biçen adamla bahçıvan arasındaki fark dokunuştadır, derdi. Çimleri biçen adam orada hiç olmamış gibidir; bahçıvansa bir ömür boyu orada olacak."
Sayfa 184 - İthaki Yayınları - Granger
1000Kitap
Üçünü Kısım: Işıl Işıl Yanan
"Dinlemezlerse beklememiz gerekecek. Kitapları çocuklarımıza sözlü olarak aktaracağız, ve onların da başkalarına aktarmak için beklemelerine izin vereceğiz. Bu yöntem uygulanırken birçok şey yitirilecek tabii. Ama insanları dinlemeye zorlayamazsın. Kendilerine uygun zamanda, ne olduğunu ve altlarındaki dünyanın havaya uçmasının sebebini merak ederek bizim gibi bakmaya başlamaları gerek. Şimdiki durum sonsuza dek süremez."
Sayfa 180 - İthaki Yayınları - Granger
1000Kitap
İkinci Kısım: Elek ve Kum
"Öyle seyleri garanti edemezsin! Sonuçta ihtiyacımız olan bütün kitaplara sahip olduğumuzda bile, yine de atlayacak en yüksek uçurumu bulmakta ısrar ettik. Ama biraz soluk almaya gerçekten ihtiyacımız var. Bilgiye gerçekten ihtiyacımız var. Ve belki bin yıl sonra, atlamak için daha küçük uçurumlar seçebiliriz. Kitaplar aptal, salak olduğumuzu bize hatırlatmak için var. Onlar gösteri alayı caddeden gürültüyle geçerken Sezar'a 'Fani olduğunu hatırla Sezar,' diyen muhafız kıtası gibiler. Çoğumuz ortalıkta koşturup herkesle konuşamayız, dünyanın bütün șehirlerini tanıyamayız; zamanımız, paramız veya o kadar çok arkadaşımız yoktur. Senin aradığın seyler dünyada Montag, ama sıradan insan onların yüzde doksan dokuzunu ancak bir kitapta görebilir. Garanti isteme. Tek bir sey, tek bir kişi veya makine ya da kütüphane tarafından kurtarlma arayışına da girme. Kendini kurtar boğulursan da en azından kıyıya doğru gittiğini bilerek ölürsün."
Sayfa 108 - İthaki Yayınları - Faber
Birinci Kısım: Şömine ve Semender
"Çivi ve tahta olmadan ev inşa edemezsin. Bir evin inşa edilmesini istemiyorsan, çivilerle tahtaları sakla. Bir insanın siyasi açıdan mutsuz olmasını istemiyorsan, bir meseleyi iki farklı açıdan sunma ki kaygılara kapılmasın; tek bir açıdan sun. Daha iyisi, hiçbir açıdan sunma. Bırak savaş diye bir şey olduğunu unutsun. Hükümet verimsizse, kadroları fazla şişkinse ve vergi manyağıysa, insanların onunla ilgili kaygı duymasındansa hükümetin bunları hepsi birden olması daha iyi. Huzur, Montag. İnsanlara en popüler şarkıların sözlerini, eyalet başkentlerinin isimlerini veya Iowa'da geçen sene ne kadar mısır yetiştiğini hatırlayarak kazanacakları yarışmalar vereceksin. Onları yanmaz verilerle dolduracaksın, 'gerçekleri' boğazlarına tıkıştıracaksın, öyle ki kendilerini tıka basa doymuş ama onca veri sayesinde kesinlikle 'zeki' hissedecekler. O zaman,düşündükleri hissine kapılırlar...hareket edemedikleri halde hareket ediyormuş gibi hissederler. Ve mutlu olurlar, çünkü o türden gerçekler değişmez. Onlara bir şeyleri yorumlamaları için felsefe veya sosyoloji gibi kaygan zeminli şeyler vermeyeceksin. O yol melankoliye çıkar."
Sayfa 81 - İthaki Yayınları - İtfaiye Şefi Beatty