Simge

Simge
"Pijamalı hasta yağız şoföre çabucak güvendi."
Birinci Kısım: Şömine ve Semender
"Şunu anlamalısın: Uygarlığımız öyle büyük ki azınlıklarımızın canını sıkamayız, ayaklanmalarına mahal veremeyiz. Kendine șunu sor: Bu ülkede en çok ne istiyoruz? İnsanlar mutlu olmak istiyor.. bu doğru değil mi? Bunu hayatın boyunca duymadın m? Mutlu olmak istiyorum, diyorlar. Eh öyle değiller mi? Onları sürekli hareket halinde tutmuyor muyuz.. onlara eğlence vermiyor muyuz? Hepimiz bunun için yaşıyoruz, değil mi? Zevk için, heyecan için? Kültürümüzün bunları bol bol sağladığını da kabul etmelisin."
Sayfa 80 - İthaki Yayınları - İtfaiye Şefi Beatty
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Birinci Kısım: Şömine ve Semender
"Bana göre sosyal olmak, seninle böyle seyler hakkında konuşmak. Veya dünyanın ne tuhaf olduğundan bahsetmek. İnsanlarla olmak güzel. Ama bir grup insanı bir araya getirip de konuşmalarına izin vermemek sosyallik değil bence; ya sence? Bir saat televizyon dersi, bir saat basketbol veya beyzbol ya da koşu, yine bir saat çevriyazlı tarih veya resim ve yine spor... ama biliyor musun, asla soru sormuyoruz, en azından çoğumuz sormuyor; yanıtları bing bing bing diye veriyorlar sadece, biz de dört saat daha film-öğretmeninin karşısında oturuyoruz. Bana göre kesinlikle sosyallik değil bu. Bir sürü huniye su döküyorlar ve alttan akan şeye şarap diyorlar, ama değil. Günün sonunda bizi öyle yormuş oluyorlar ki yatağa gitmekten veya kabadayılık taslamak için Eğlence Parkı'na gitmekten, Cam Kırma yerinde pencere camları kırmaktan ya da o büyük çelik toplu Araba Parçalama yerinde araba parçalamaktan başka bir sey yapamıyoruz. "
Sayfa 49 - İthaki Yayınları - Clarisse McClellan
Birinci Kısım: Şömine ve Semender
"Benim 'oturma odası duvarları'nı seyrettiğim veya yarışlara, Eğlence Parklarına gittiğim nadirdir. O yüzden çılgınca şeyler düşünmeye bol bol zamanım oluyor sanırım. Şehrin ötesindeki altmış metrelik reklam panolarını gördün mü? Bir zamanlar reklam panolarının uzunluğunun sadece altı metre olduğunu biliyor muydun? Ama arabalar çok hızlı geçmeye başlayınca, sürücüler reklamları görebilsin diye panoları genişletmek zorunda kaldılar."
Sayfa 29 - İthaki Yayınları - Clarisse McClellan
1000Kitap
Birinci Kısım: Şömine ve Semender
"Sürücülerin çimenlerin, çiçeklerin ne olduğunu bilmediklerini düşünürüm bazen; çünkü onları asla yavaş yavaş giderken görmezler." dedi kız. "Bir sürücüye yeşil bir bulanıklık göstersen 'Ah evet! Bunlar çimen!' der. Pembe bir bulanıklık? 'Bu bir gül bahçesi!' Beyaz bulanıklıklar evlerdir. Kahverengi bulanıklıklar ineklerdir. Amcam bir keresinde bir otobanda yavaş araba sürmüştü. Saatte altmış beş kilometreyle gitti diye onu iki gün hapiste tuttular. Bu hem komik hem üzücü, değil mi?"
Sayfa 28 - İthaki Yayınları - Clarisse McClellan
1000Kitap