-Zira adaleti uygulamak kimsenin hakkı değildir. Yalnız hükümetin, kanunun hakkıdır. Fakat yolda giderken bir katilin bir mazlumu öldürmek üzere bulunduğunu görsen ve sen de silahlı olduğundan o katili gebertebilecek halde bulunsan ne yaparsın? Çeker vurur musun?
- Vallahi ne bileyim? Şimdi dedin ki bu cezaların tayini devletin, kanunun, nizamın hakkıdır. Vurmayacak olsam da katil o biçareyi öldürecek.
-Ama sen vuracak olsan bir katlin gerçekleşmesinden evvel sen bir adam öldürmüş olacaksın.
- Öyle ya!
-İşte bunun gibi henüz halledilmeyen meseleler var.
Esrâr-ı Cinâyât
Biliniz ki sabrı, tahammülü fazla olan adam mutlaka işin neticesinde dünyayı hayrette bırakacak kadar şiddetli bir şeyi göze almak için cesaret toplamak üzere bu sabırda, bu tahammülde bulunur. İlk gördüğü hal üzerine hemen hiddetleniveren adamlardan hiç korkmayın. Zira onlar her gördükleri hal üzerine bir kere hiddetlenir, daha sonra öfkesine hâkim olur, gözlemlenen duruma yavaş yavaş uyum sağlar ve işin sonunda yenilir, boyunlarını büküp savuşmaya varırlar.