Kitabı uzun zaman önce elime almış ve bir çok farklı nedenden ötürü bir türlü konsantre olarak tamamlayamıştım. Hemen her kitapta olduğu gibi, seçilen ve ele alınan kitabın okunması eylemi için en uygun zaman, kendiliğinden oluşuyor.
Bu eserin, roman sanatı üzerine akla gelen ilk çalışmalardan biri olduğuna şaşmamalı. Kullanılan dil şiirsel. Seçilen sözcükler çarpıcı. Gösterilen örnekler, peşine düşülesi. "Bakış açısı" müstakil konusu ile ilgili olarak Lubbock örneği, bunların başında geldi benim için. Mutlaka okuyacağım.
Forster ın sade ve anlaşılır dili, Üniversite ögʻrencileri ve akademisyen câmiaya yönelik konuşmalarından oluşan akıcı ve ufuk açıcı tarzı, oldukça öğretici. Romanların hemen hepsinin temelde bir öykü anlatıyor olduğunu, ancak zekî okuyucuların beklentisinin, ilkçağ mağara insanları gibi, ağzı açık bir şaşkınlıkla sonra? sonra? merakıyla değil, bütünsel bir evrenselliğe ulaştıran, düzgün bir ritm tutturabilen, kahramanlarını öyküye alelâde girip çıkan sıradan figürler değil Mitya Karamazov örneğinde olduğu gibi, metni her okuyanın Mitya nın ta kendisi olduğunu düşündürten ve uyuyakaldığı sandıktan başını ilk kaldırdığında "Güzel bir düş gördüm beyler!" diyebilecek derecede evrenselleşebilen karakterler oluşturabilen, eserini üstün bir sanat zevki, kıvrak bir zekâ ve inceden inceye işlenmiş katmanlı bir olay örgüsüyle temellendirebilen, okuru sıkmadan sorgulatabilen, merakı kaybetmeyen, ilgiyi canlı tutan, tekdüzelik ya da alışılagelmişlikten kurtulan,okunduğunda sanatçının eşsiz yaratım gücüne saf bir saygı uyandırabilen ve bütünsel biçimde arka planda hiç kaybolmayan süreklilikte anlamlı bir ses tınısı ile gizemli bir derinlik sunabilen eserler, roman sanatının sanatkarâne incelikli örnekleri olarak istenmekte ve beklenmektedir diye algılamış