Erdoğan'ın kızları Amerika'da okuyordu. İmam-hatip mezunu oğlu Bilal de Dünya Bankası'na girmişti. İmam-hatipli Bilal, birden ekonomist olmuştu. Bilal'i bankaya kimin tavsiye ettiği bilinmiyordu ama Bilal'in işinden, Başkan Bush'un bile haberi vardı.
Recep Tayyip Erdoğan, sık sık Amerika'yı ziyaret ediyordu. Bir süre sonra Türk başbakanları arasında en fazla Amerika'yı ziyaret eden unvanına sahip oldu. Bu, onun için gurur verici bir şeydi. Amerika'ya her gidişinde Neo-Con olarak adlandırılan Yeni Muhafazakarlar, yani tutucu Amerikalılar, peşini bırakmıyor, Yahudi kuruluşlarından da bol miktarda "cesaret" ödülleri alıyordu.
Türkiye'de, Ankara'daki Amerikan Büyükelçiliği'nin önündeki kaldırım bile yayalara yasaklanırken, Washington'daki Türkiye Büyükelçiliği'nin önü, miting meydanı gibiydi. Ermeni, Rum, Kürt, önüne gelen gösteri yapıyordu.
Washington' ın hemen dışında Virginia-Langley' deki laboratuvara girildiğinde, duvarda büyük bir Kürdistan haritası da göreceksiniz. Haritadan, "artık bir mahzuru yok, deşifre edilebilir" anlamında üzerindeki "Secret-Gizli" ibaresi çizilmiş. Dört parçalı haritada; Türkiye, Irak, Suriye ve İran'dan cömertçe alınmış topraklardan oluşan "Bağımsız Kürdistan Devleti" tasvir ediliyor. Kobayların maketleri mumdan yapılmış. Eritilen mumlardan gri dumanlar yükseliyor. Eriyen mumlar, bir bir çöp tenekesine atılıyor. Masanın başındaki sakallı adam, ağzını bir maskeyle kapatmış, kısık bir sesle, asistanlarına sesleniyor: "Erbakan'ı kaldır, yerine Erdoğan'ı koy."