Doru Yörü

"İncil'e uygun Kuran... Emperyalizme uygun Müslüman" projesi böyle çıkmıştır. Düşman Sovyet mi? Türkiye'de Müslümanlığı destekleyin. Solcuları asın... Gladio'yu kurun. Afganistan'da Taliban'ı silahlandırın... Düşman İran mı? Türk ordusunu önemseyin. Dini ve etnik kimliği kullanın. Arabı Türk'e, Kürt'ü Türk'e ... Budur işte o kafa ... Kitabın adı Yeni Türkiye Cuhuriyeti... Fuller'in kitabını okuyunca "Bush kafası"nın, dini, etnisiteyi, gücü ve parayı kullanarak dünyayı ne hale getirdiği daha iyi anlaşılıyor. Ne yazık ki, bugüne kadar dünyayı "siviller" değil, bu paranoyak "CIA kafalılar" yönetti."
Sayfa 57·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Demiş ki: "Türkiye yüz yıl sonra yeniden büyük güç oldu." O kitapta bir paragraf daha var. Ankara'nın eski CIA uzmanı şöyle diyor: "Kemalist Türkiye, Müslümanlar ve özellikle Araplar ile Türklerin kadim bağlarının tümüyle reddini temsil etmektedir." "Daha da ötesinde Kemalist Türkiye, İslam'ın bir din olarak aşağılanmasını..... Müslüman gücünün zayıf düşürülmesini temsil etmektedir." İşte budur... Mustafa Kemal ve arkadaşlarının emperyalizme karşı mücadelesini ve çağdaş devlet projesini sürekli olarak "din düşmanlığı" gibi göstermeye çalışan kafa işte budur...
Sayfa 56·Kitabı okudu
Alıntı
İmam Fuller
Fuller, Gülen hareketini göklere çıkartırken, onu Kemalist modelin karşısında yeni bir alternatif olarak sunuyor. "Türk İslamı bölgesel bir itibara sahip olursa bölgesel tartışmaları etkileyebilir ve kamusal hayatta İslam'ın rolü hakkındaki münakaşaları değiştirebilir. Söz konusu model, devletin İslamı bastırdığı o eski, laikçi Kemalist model değildir. Söz konusu model, daha ziyade canlı, gururlu ve Gayrimüslim devletlerle rahatça bir arada yaşabilecek ılımlı bir Türk İslamıdır."
Sayfa 55·Kitabı okudu
Alıntı
Bop, bip
Eski CIA Türkiye İstasyon Şefi Henze’nin 1993 yılında hazırladığı rapor: Petrol zengini, Batı’nın uydusu Ortadoğu ülkelerindeki çağdışı rejimlerin varlığını koruması açısından, Kemalist model tehlikeli bir örnektir. Kemalizmin temelinde ulusal birlik ve tam bağımsızlık ilkeleri vardır. Oysa Türkiye’nin ne yıkılması ne de bağımsız hareket edebilecek kadar güçlenmesi Batı çıkarları ile bağdaşır. Türkiye’nin Kürtlere özerklik vermesi giderek federasyonu peşinden getirir. Bir adım sonrası, komşu devletlerin parçalanması ile bağımsız bir Kürt devletinin oluşmasıdır. Böylece, hem petrol bölgesinde Batı’ya muhtaç bir “kukla devlet” oluşacaktır hem de Türkiye’nin Ortadoğu’da büyük bir güç haline gelmesi önlenmiş olacaktır. Oysa Atatürk’ü yıkmadan Türkiye’nin “üniter” yapısını bozma olanağı yoktur.
Sayfa 43·Kitabı okudu
Alıntı
Kurulduğu günden bu yana bir savunma örgütü olarak tanımlanan NATO'nun o günden bu yana siyasi ve diplomatik görevlerini de yerine getirdiği, NATO komutan ve kadrolarının bu işlevlerini yerine getirmeleri gerektiğinde bunları askeri bir maske altında gerçekleştirdikleri Huntington tarafından açıkça dile getirilmiştir.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam