Muhammet Altınışık

Aşkın ilk unsuru olan fanatizm yürek acısıdır, delinmiş yürekten çamsakızını andıran bir sıvı gibi damla damla damlar, acıtır ve taze kanla ödenir, kanama midede başlar, oradan ince ve kalın bağırsaklara geçer, zifiri andıran bir b.k gibi vücut dışına atılır; aşkın ikinci unsuru olan zulüm acımasızca eleştirmektir, iki taraf da karşısındakinin derisini, gerçek ve ruh derisini yüzmek için sabırsızlanır, birbirlerinin damarlarını, kaslarını kara veya kırmızı kalpleri de dahil tüm iç organlarını söküp atmak ister, sonra söktükleri kalpleri birbirine fırlatırlar, havada çarpışan o iki kalp parçalara bölünür, aşkın üçüncü unsuru olan soğukluk sürüncemeli ağır bir sessizliktir, soğuk duygular aşıkları buzlu çubuk dondurmaya çevirir, önce kış rüzgarları eser, sonra yere kar düşer, ardından buz gibi sulara girilir, en sonunda çağdaş uygarlığın buzdolabına kaldırılır, domu eti gibi soğuk hava deposuna asılır, sarıağız balığı gibi soğutma odasına kapatılır. Bu yüzden gerçek aşıkların yüzünü kırağı tutmuştur, vücut ısıları 25 derecedir, sadece dilsiz bir davul çalarlar, konuşamazlar, konuşmak istemediklerinden değildir bu , dişleri öyle şiddetle birbirine çarpar ki çoktan konuşamaz hale gelmişlerdir, onları gören dilsiz sanır.
Sayfa 387·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hz Ömer, Kureyşli gençlerin müsrifliklerinden ve savurganlıktan birbirleriyle yarıştıklarından bahsetti ve “Bu tutumları fakir olmalarından daha kötüdür. Fakiri zenginleştirmek, müfisidi ( israf eden ) ıslah etmekten daha ehvendir.”
Sayfa 200·Kitabı okuyor
Resûlullah sav Hz Bilâl’e şöyle demiştir: “ Ya Bilâl infak et, arşın sahibi fakir bırakır diye korkma.” Ayrıca .” Kesenin ağzını bağlama, yoksa senin de sevap kesen bağlanır.” Çok sayma, yoksa senin de günahların sayılır.” dedi.’ İhtiyaçtan fazla olan azık yaramaz.” dedi. Altın ve gümüşe “iki taş” demesinin sebebi, onların değerini düşürüp insanların onlara aldanmasını engellemektir. Kays bin Âsım’a şöyle demiştir. “ Senin malın, ancak yiyip bitirdiğin, giyip eskittiğin veya verip geri almadığındır.Bunun dışında kalanlarsa varislerine aittir.”
Sayfa 175·Kitabı okuyor
Hiçbir cimri, cimri diye anılmak istemez; bilakis tutumlu diye anılmak ister. Halbuki cömert olan kimse müsrif diye anılmaktan kaçmaz. Cesur olan kimse yenilgiye uğramış diye anılmaktan nasıl çekinirse utangaç bir insan sıkılgan diye anılmaktan nefret eder. Yürekli bir hatibe, “ utanmaz denilse bundan rahatsızlık duyar. Hayrı farklı vecheleriyle edâ etmekten cimriler nefret ettikleri için, cömertlikten kaçınırlar: Lâkin cömert kişi cömert adını, onun üstünlüğünü ve menzilesini izhâr ettiği için kaçınmaz.” demiştir.
Sayfa 173·Kitabı okuyor
İbn-i Gazva’nın şu sözlerini üstün görmen yine bu görüşümü doğrular: “ Lezzetli yemeklerle, zevkli şarkılarla nimetlendirildiniz. Bizse servetin itibarıyla, ferasetiyle,mal mülk çokluğuyla, ayrıca kötü duruma düşmekten, dilenme zillerinden ve çoluk çocuğun geçiminde acizlikten güvende olmakla nimetlendirildik. Bunlar hayat zevklerimiz, zemmedilmekten salim kalabilme konusundaki görüşlerimizdir. Öteki de övgüye nail olmak isteyen sözlerin görüşüdür. Övgüyü sağlıklı ve tasasız olanlar hak eder.Doğru zevklerle, hislerinde sadık olanlar sevindirilir. Fakirin övgüye ihtiyacı olmadığı halde, övgünün tadını bulacağı şeye ne kadar muhtaçtır! çık sevdiğiniz yemekler dışkıya, içecekler beyle, binalarsa enkaza dönüşecektir. Şarkı her şeyi savuran bir rüzgardır, kişiliği zedeler. İfsad eden ahmaklık, kaybolan yankıdır. Zevkleriniz, sizi fakirliğe hazırlayan ve yiğitliğinizi bozan şeylerdir. Bizim zevklerimizse zenginliği bize hazırlayan ve yiğitliğimizi tekvin eden şeylerdir. Biz inşâ ediyoruz siz yıkıyorsunuz, biz tesis ediyoruz siz bozuyorsunuz. Biz azıcık zevkten mahrum olsak bile kalıcı saygınlığa iltimas ediyoruz, sizse yiğitlikten mahrum olarak kalıcı zillete maruz kalıyorsunuz.”
Sayfa 167·Kitabı okuyor