Hamit kızıltaş

Hamit kızıltaş
@THETURK
51.Bölüm Plandaki Roller
Her bir yöne dağılan haberciler,izciler, Anemon,Umma,başarıcaklarına inandıkları yada başka çareleri olmayan yollara çıktılar Haberciler Tarif edilen Köylere ulaşmıştı gittikleri her bir köy sayı olarak gözlerine az görülmüştü ama gelicek olan herkese ihtiyaçları olduklarını biliyorlardı. Köylere dağılan haberciler gittikleri her köye ikna edici konuşmalar yapıp oldukça fazla sayı söyleyip onların korkularını yenmelerine yardımcı olma gayreti içindeydiler Naşukami kabilesinin gelip her aileden erkek çocuklarınızı götürmesine izin mi vereceksiniz onların belirlediği bölgelerin dışına çıkamıyacakmısınız gücünüzü bizimle birleştirin sizin özgür hayatınız olsun gelecek günlerde doğan çocuklarınız sizinle birlikte olsun kararınızı konuşup söyleyin sizden gelen karara göre geri döneceğiz ve diğer köylerden de haberciler geri dönecekler Giden her haberci bu konuşmalara yakın konuşma yapıyorlardı korku içlerine sinmiş gözlerinden okunuyordu kimi yaşlı emin olamıyordu gelen habercilerin Naşukami kabilesinden olup onlara tuzak kuruyor düşüncesinin içine de giriyorlar dı ama her biri nihayetinde kararlarını bildirecekti Umma suyun kenarına gitmiş kendini çamura bulamış saçlarını farklı yerlerinden kesmiş vücuduna yaralar yapmıştı suyun kenarında uzunca süre bekledi kimse ona gelmemiş kimse onu yakalamamıştı umma ümidini yitirmeye başlamışken bir ses duydu ayağa kalktı ve karmaşık şekilde sese doğru koşmaya başladı yukarıdan bir ok fırlatıldı tam ayağının önüne durdu eğildi yere kapandı ve gülmeye başladı yüksek sesle etrafına toplandılar umma gülmeye devam ediyordu her biri ona şaşkınlıkla bakıyordu korkmuyor du sadece gülüyordu umma tam olarak bunu düşünmelerini istedi onu deli sanmalarını ummayı ayağa kaldırdılar ve ellerini arkadan bağladılar  kimisi onu orada öldürmek
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
50.Bölüm Yaşlılar ve Çocuklar
Rugana bütün herkese toplanmasını söyledi yeniden meraklı gözler bir birlerine bakıyordu Yola çıkan haberciler gelene kadar daha hızlı olmamız lazım hazırlıklarımızı bitirmemiz lazım Naşukami kabilesi ile bir görüşme yapmaya çalışacağız ama öncesinde habercileri beklmek zorundayız destek gelirse şartlar daha iyi olacak ama destek gelmez ise görüşmeyi kabul etmeyecekler ve bizi öldürmek için ellerinden geleni yapacaklar yada bizi köleleri yapacaklar Şuana kadar yaptığımız hazırlıklar ve eğitimler bir çok kişiyi savaşa hazırladı yiyeceklerimiz buradaki herkese yetmeyecek bunun farkındayım sayımız oldukça fazla nefes alıp verirken havanın bile bize yetmediğini görüyorum şimdi aramızda aldığımız kararı size söyleme görevi bana verildi Yaşlılar ve Çocuklar olası bir savaş durumunda burada kalacaklar dışarıdan kapıyı kimse açamaz ve burayı kimse bilmiyor bu yiyecek ve su kalanlara uzun süre yetecek yine depolamaya devam edeceğiz kadınlar bizimle savaşa gelecekler çocuğu küçük olan kadınlar kalıcak geri kalan herkes bu savaşta bulunacak gerekirse yaşlılarda gelip kendimizi kalabalık gösterdikten sonra geri dönecekler Şuan planımız böyle habercilerden iyi haberde gelse kötü haberde gelse bunu yapacağız ya savaşıp öleceğiz ya her zaman bizi yakalayacaklar mı diye düşünüp korku içinde yaşayacağız başka hiç bir şansımız yok bunun bilincinde olmalı herkes şimdi avlanmaya mızrak yapmaya ok yapmaya devam edelim iyi avcıların da damudana yakalamasını istiyoruz dikketli bir şekilde bizlerde zehirli oklar yapıcaz onları bu oklarla vurmak öldürmektense belli bir süre savaşın dışında tutmaya yetecektir herkes ne yapması gerektiğini biliyor kapıda olan soğuk ve kapıya gelecek düşman belli şimdi işe koyulalım diyerek konuşmasını bitirdi Rugana Umma yine düşünceliydi Rugana ona
49.Bölüm Haberciler
Hızla yeni bir plan gerekiyordu karşılarında olan kabile hakkında bir çok eksik bilgiye sahip olan kurtulanlar bilmeleri gereken herşeyi öğrenmek için ne gerekiyorsa yapmaya hazırdılar Rugana ve diğer yaşlılar bir aradaydı seçilmiş olanlar bir arada herkes gruplaşmış ne yapılması gerektiğini düşünüyordu Memeti tek başına oturuyordu Anemonla göz göze geldi onu yanına çağırdı Seni dinliyorum bana bir şey mi söyleyeceksin dedi Kardeşimi senin impaksların mı öldürdü sen onların şekline girebiliyormusun sizden kurtulan kabile savaşçılarımız kardeşimi  bir kukamatın şekline girip öldürdüklerini ve birisinin mavi gözlü olduğunu görmüşlerdi buradaki tek mavi gözlü olan sensin impakslar seni dinliyor bana doğruyu söyle senmiydin kardeşimi öldüren Anemon yutkundu Memetinin yanına oturdu biz sizin kabilenizden bazılarını gördük ve orada herşey hızlı gelişti  kardeşin orada kalmıştı diğerleri onu bırakıp kaçtılar onu öldürmek isteyenler oldu şimdi aramızda değiller bende yanımıza almanın doğru olduğunu düşündüm ama çocuk yoruluyor bizi yavaşlatıyordu geri döndük ve bizden kaçmış gibi gösterip serbest bıraktık kabile üyelerinize doğru koşarken Yaho bir tehlikenin geldiğini hissetti biz onları uyarana kadar kukamat çoktan yaklaşmıştı bizde yardım için koştuğumuzda impaksları benim yanımda gördükleri için korkup kaçtılar kardeşin orada öldü bu bizim suçumuz değildi elimizden geleni yapmak istedik ama çoktan yaşamı sona ermişti Memeti bunu duyduktan sonra Anemona inanmıştı herşeyi olduğu gibi anlatmış arkadaşlarının onu öldürmek istediğini bile dile getirmişti Sana güveniyorum Anemon şimdi sizde bana güvenin hızlı olan on  adam lazım size yardım edicem Anemon bu adamları ne için istiyorsun diye sordu onları beş farklı bölgeye göndericez haberci olarak Naşukami kabilesinden kurtulmak
48.Bölüm Reisin Oğlu
Artık herşey daha kolaydı ellerinde onları çok iyi tanıyan birisi vardı bir koz olarak kullanılamazdı çünkü reis çoktan oğlundan vazgeçmişti hepsi bunu biliyordu Seçilmiş olanlar bir aradaydı ve herşeyi en ince ayrıntısına kadar konuşuyorlardı bu avantajlarını iyi değerlendirmek ve kışı burada geçirmek istemiyorlardı Anemon Kafese doğru ilerledi ve kapıyı açıp içeri girdi Anemonun Elindeki Bıçağı gören Memeti korktu kendini kafese  bastırır şekilde kaçacak yeri olmadığını bilip iyice küçüldü ve kapandı Anemon Korkma dedi ellerini uzat Memeti çok korkmuştu ellerini uzatmadı Anemon tekrar etti ellerini uzat seni çözücem Memeti korkusunu yenememişti ama başka çareside yoktu gözlerini kapattı Anemona doğru Ellerini uzattı Ellerinin çözüldüğünü gören Memeti şaşırdı ben şimdi serbestmiyim dedi özgürmüyüm gidebilirmiyim diye tekrar etti Anemon Özgürsün ve gidebilirsin dedi Kafesin içinden çıktılar Memeti koşarak yukarı doğru çıkmaya başladı Umma ona bağırdı nereye gideceksin kabilene dönersen seni onlar öldürecek gitmeden sana yemen için bir şeyler verelim kaçmana gerek yok özgürsün dedi Memeti onu duyarkende koşmaya devam ediyordu bir kaç adım daha attıktan sonra koşması yavaşladı ve duraksadı Umma haklıydı nereye gidecektiki ondan vazgeçmiş bir baba lider olamayacağı bir kabilesi vardı Belkide olduğu yer onun için en güvenli yerdi geri döndü istediğim zaman gidebilirmiyim dedi Rugana ona doğru yürüdü güven veren bir ses tonuyla istediğin zaman gidebilirsin dedi Aslında herşey planın bir parçasıydı onun güvenini kazanmak onlar hakkında herşeyi öğrenmek Memeti bunu bilmiyordu ama başka çaresi de yoktu onların yanında kalmak zorundaydı aslında seçilmiş olanlarda bunu biliyordu Memetiyi kazanmak ve yanlarına çekmek bilgi haricinde bir çok avantajı yanında getirecekti bölgeyi
47.Bölüm Hain Plan
Yakalanan Firarileri Bir araya Toplayan Kurtulanlar Önce zehirlenen Savaşçıyı ve firariyi kurtarmak için ellerinden geleni yapıyorlardı Rugana Bu zehiri biliyordu Ormanın içinde Yaşayan etrafındaki ağaçlar ve bitkilerin rengine girebilen bir Hayvanın zehiriydi Lotus Gördüğünü unutmama kabiliyetiyle bir kez daha öne çıkmıştı ve Rugana Litiyu ve diğer şifacılar bakarken bu damudananın zehri dedi O avını felç eder ve sonra onu saklar dedi Haklıydı ve yapılması gereken tek şey beklemekti Zehir etkisini kaybettikçe Kendilerine geleceklerdi Yakalanan Diğer Firarilere Nereye gittiklerini ne yapacaklarını sormaya başladılar Sorulan hiç bir şeye cevap vermiyorlardı Vantes Yaklaştı ve Bu işi benim Yapmama izin verin dedi Todanlılar Daha sert duruşlu irice bir kabileydi heybetli duruşuyla Yerde olan Firarilere doğru eğildi ve Konuşmamakta ısrarcıysanız sizinle bir işimiz yok dedi Kolundaki mızrağı çıkarmadıkları için çok acı çeken firariye döndü çok acı çektiğini biliyorum buna son vericem bunu istiyor musun diye sorunca adam kafasını salladı Vantes adamın kolundaki mızrağı hızlıca çekti adamın çığlıkları daha bitmemişken Boğazına mızrağı sapladı ve adam kanlar içinde yere yığıldı herkes çok şaşırmıştı kimse böyle bir şey yapacağını düşünmüyordu Anemon yüksek sesle sen ne yapmaya çalışıyorsun onlara yardım mı ediyorsun hepimizi öldürtüceksin ondan herşeyi öğrene bilirdik dedi Vantes Haklısın Anemon bunu yapmamalıydım ama hiç pişman değilim diyip adamın boğazından mızrağı çekip aldı ve diğer firariyi tuttu seninde acılarına son vericem diyince Firari adam durun ben konuşucam demeye başladı yere kapandı yeterki bu adamı uzaklaştırın diye bağırmaya başladı Vantes amacına Ulaşmıştı Ve diğerleri şimdi Vantesi anlamıştı Anemon ile göz göze geldiler Ve olduğu yerden kalkıp geriye doğru