Yamaçtan tekrar tırmanışa geçen yolcular oldukça yorulmuş ve acıkmışlardı yanlarında gitirdikleri yiyecek ve su bitmişti avlanıcak bir şey yoktu dağda imkansızlıklar ve durumun şartları iyice zorluyordu onları tırmanış devam ederken bir ışık gördüler dağın arasında bir ışık oraya doğru yöneldiler tırmanış hızlandı heyecanlandılar aynı zamanda da merak ediyorlardı bu neyin ışığıydı parıltıya doğru yaklaştılar ve durup izlediler sessiz bir şekilde etraf güvenli görünüyordu Oliv oraya doğru ilerledi arkasından da 16 yolcu dağın içinde bir boşluktu bu güneş ışığı oraya vuruyor ve parlatıyordu mağara kapısı gibi bir giriş karşı tarafında yine bir ışık tereddüt ettiler girip girmemekte kaybedecek birşeyleri yoktu dar olan bu geçit onlar için bir şans olabilirdi papuranın oradan geçmesine imkan yoktu peki ya içeride papuradan daha tehlikeli bir şey varsa Sıtakisi Anemona önce sen gir dedi Anemon ileri doğru yürümeye başladı Nuyan elini Anemonun göğüsüne koyup bekle önce ben girerim dedi Nuyanda Oliv gibi iyi bir savaşçıydı santes kabilesi mızrak ve savaş konusunda üstün bir kabileydi nuyan ilerledikçe diğerleride onunla birlikte yürümeye başladı bu yol onlar için büyük avantaj sağlamıştı dağı tırmanıp geçmek yerine bir nevi içinden geçip karşı tarafa geçeceklerdi ilerledikçe ışık daha çok aydınlatmaya dar olan geçişde iyice genişlemişti karşı tarafa ulaştıklarında tepeden aşşağıda olan herşey görülüyordu farkında olmadan aşağıya meyilli bir yol ilerlemişlerdi dağın altına doğru bu işlerini oldukça kolaylaştırmıştı tırmanışı zor olan dağın inişide kolay olmayacaktı onlar için çünkü artık amaçlarına ulaştıklarını yeni bir yaşam yeri bulabileceklerini kıtlığın dağın bu tarafında olmadığını düşünüyorlardı hızlı hızlı inmeye başladılar kalimunun bir anda ayağı kaydı yumuşak
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Buldukları düz yamaçta hızlı adımlarla ilerlemeye devam ediyorlardı bu avantajı iyi değerlendirmek papurayla aralarında olan mesafeyi daha fazla açmak için aşşağıya baktıklarında artık yeri göremiyolardı sis bulutları görüşlerini kapamıştı ne kadar yüksekte olduklarını tahmin edemiyorlardı bir birlerine yakın yürümeyi tercih ediyorlardı ve hiç biri en arkada olmayı istemiyordu papura gerçeği onları hep öne geçmek için daha hızlı olmalarına neden oluyordu biraz daha ilerlediklerinde dinlenmek için durdular ve bir araya toplandılar yiyeceklerini çıkarttılar ve açlıklarını bastırmak için az az yiyeceklerinden bölüp ağızlarına attılar Anemon peyliye de yedirmek için yöneldi ama Peyli hareketsizdi Anemon onun yanaklarını bir elinin içine alıp kafasını yavaşça salladı Peyli tepki vermiyor gözünü açmıyordu kulağına yanaştı ve beni duyuyorsan ağzını açmaya çalış sana yiyecek vericem ama Peyli hiç birşeye karşılık vermiyordu Anemon hemen harpiye seslendi harpi Peyli cevap vermiyor hareket etmiyor yardım et dedi harpi ve litiyu hemen yanına geldiler diğerleride hemen peylinin etrafına toplandı harpi kafasını peylinin göğüsüne koydu ve ses gelmiyor dedi umma ben daha iyi duyabilirim dedi benim dinlememe izin ver dedi ve oda peylinin göğüsüne kafasını koydu dinledi bir süre bekledi kafasını yavaşça kaldırıp onunla yola çıkan nikanın gözlerine baktı Peyli artık bizimle değil dedi nika şaşkın nika üzgündü Anemon nikanın yanına doğru yaklaşıp o kendi için yaşamının sonuna geldi ve asla unutulmayacak üzülme hepimiz burada seninleyiz dedi Oliv o iyi bir savaşçıydı onun yerinde hepimiz olabilirdik daha dikkatli olmalıyız artık vadiden Ayrılan 18 yolcudan 17 kişiyiz kayıp vermeden ilerlememiz lazım şimdi peyliye hak ettiği gibi veda edelim ve harekete geçelim dedi sözünü bitirmesinin
Geride kalanlar kendi mücadelelerini verirken seçilmiş olanlar tırmanışa devam ediyorlardı ilerledikçe kayalar sertleşiyor tutunmaları kolaylaşıyordu ama yükseklikte onları öldürecek kadar korkutuyordu oysaki daha dağın yarısında bile değillerdi zaman ilerliyor güneş yavaş yavaş kayboluyordu durmaları gerekiyordu ama durabilecek bir yerde değillerdi voto daha hızlı olmalıyız karanlıkta asla başaramayız diyordu hareketler hızlanmış risk artmıştı aşşağıdan bir toz bulutu yükselmeye başlamıştı alimi bunu fark etti ve şuraya bakın diye bağırdı net görünmüyordu hepsi odaklanmış bakıyordu Oliv acele edin dedi durmayın tırmanmaya devam edin dedi her ilerlemede aşağıya bakmaya da devam ediyorlardı toz bulutu kaybolduğunda kahve rengi postu olan iri bir yaratık tırmanmaya çalışıyordu Peyli dönmeye çalıştı ve bağırdı bu o bu o beni yakalayan canavar bu demeye başladı işleri şimdi dahada zordu zor bir tırmanış düşerlerse ölüm hızlı olmazlarsa bu varlık onları yakalayacaktı Anemon kilitlenmiş bir şekilde canavarı inceliyor du uzun dişlerine kayanın içine batıra bildiği pençelerine bakıyordu Anemon iyi görüyordu ama onlar bunu bilmiyordu Anemon o yaratığıda iyi biliyordu bilge Kuman yanındayken anlattığı karanlıkta yaşayan kulakları duymayan ama iyi koku alabilen güneşte gözleri daha az gören papuraydı o Anemon bunun o olduğuna inanıyor du kumanın anlattığı kadar iri hızlı ve sessiz bir varlıktı Anemon hemen kendimize bir yer bulmamız gerekiyor bu bir papura o bizi duymuyor kokumuzu alıyor bizi takip etmiş güneş birazdan batacak ve görmesi daha kolay olacak dedi bir anda bunu söyleyenin Anemon olduğuna bakmadan onu dinlediler acele edin acele edin diye söylenip hızlandılar ellerindeki güç bir anda korkularından dolayı azaldı ayakları daha ağır gelmeye başladı her birine ölümün
Seçilmiş olanlar yolculuklarına devam ederken geride bıraktıkları kabile üyeleride açlık ve susuzluğun kendini iyice hissettirmesi ile mücadele içindeydiler Bütün kabileler en geniş ve diğerlerine göre daha verimli olan omahatlar kabilesinin topraklarına yerleşmeye başlamışlardı geride kimse bırakılmamış yiyecek,su ve taşıya bilecekleri lazım olacak eşyaları yanlarına almışlardı kabile büyükleri ve bilgeleri bir araya gelmiş kabile liderleride onların yanında başka bir yol varmı diye konuşuyorlardı yolcuların şuan nerede olduğunu nereye doğru gideceklerini aralarında tartışıyor tahminlerde bulunmaya çalışıyorlardı kabilede olan küçük çocuklar bir arada oyun oynuyor bir şeyin farkında olmayan gülüşleri ile karamsar bakışlara ışık oluyorlardı onları anneleri izliyor onlarda kendi aralarında sonu gelmekte olan yaşamlarını düşünüyor çocukları için endişeleniyordu bütün kabile üyelerine yetecek kadar ne su nede yiyecek vardı avlanıcak hayvanlarda susuzluk yüzünden o bölgeyi terk etmişlerdi sadece bitkiler ve meyveler onlara yiyecek olacaktı ve onlarda elbette tükenecekti ve bir sonraki verimli ağaçlar topraklar olmayacaktı susuzluktan bütün büyükler herşeyin farkındaydı tek şanslarının yola çıkmış olan seçilmişler olduklarını biliyorlardı köyün geride kalan gençleri liderlerin ve kabile bilgelerinin yanına gidip bizde gidelim bizde bakalım başka verimli topraklar arayalım burada durup ne olacağını beklemek yerine yiyecek tüketip suyu bitirmek yerine bizde elimizden geleni yapmak için gidelim dediler bilge Kuman size burada ihtiyacımız var dedi aç kalan susuz kalan bu vadideki tek varlıklar bizler değiliz dedi ve neyle karşılaşacağımızı bilmiyoruz kalıp bütün kabile üyelerini siz güçlü olan genç olan savaşçılar koruyacaksınız yiyecek ve suyu gerekirse sırayla yeriz ve
Dağlara doğru ilerledikçe yürümek zorlaşıyor Yolculuk daha çetin bir hale dönüşüyordu Yola çıkalı tam 14 gün olmuştu dağların altına ulaşmışlardı peylinin kolu günden güne çürüyordu litiyu ve harpinin yanında getirdiği şifalı otlar ve karışımlar yeterli olmuyordu canavarın kopardığı kol parçalanmıştı Anemon peyliyi taşırken kolunu da incelemekten geri kalmamıştı litiyunun yanına gitti kolunu kesmekten başka şanslarının olmadığını söyledi litiyu bunu yapabileceğimiz bir olanak yok kolunu kesersek ölür dedi Anemon da kesmezsek zaten ölecek dedi karar vermeleri gerekiyor du bir araya geldiler konuşmaya başladılar litiyu ve harpi kokunu kesmemeleri gerektiğini söyledi Anemon ise kolunun çürüdüğünü ve dahada ilerlediğini gözlemlediğini söyledi onu günlerdir taşıyorum dedi ve izliyorum artık hayaller görmeye başlıyor kendi kendine konuşuyor yakında ölecek bunu yapmamız gerekiyor dedi şifacı olanları mı dinleyeceklerdi yoksa istenmeyen Anemonu mu Oliv ne yapılması gerektiğine emin değildi sıtakisi nika susit Kalimu ve diğerleri hepsi ne yapılacağını bilmiyor du ama bildikleri tek bir şey vardı anemonun hiç bir şey bilmediği litiyu ve harpinin şifacı olduklarıydı bu yüzden kolunun kesilmesini onaylamadılar Anemon tekrar düşünmeleri ve dinlemeleri için konuşmaya başladığı an sıtakisi onu yine aşağılayıcı bir şekilde susturdu hepimizin ölmesini bu kadar kolaylaştırmakta ısrarcı olduğunu görmek beni şaşırtmadı buradaki herkes önemli onun ölmesine sebep olmana müsade etmeyeceğim sen bildiğin şeyleri yap ve yürümeye devam et dedi içlerinden bazıları sıtakisinin sürekli Anemonu aşağlamasından sıkılmıştı ve ona karşı cephe almaya başlamışlardı sürekli agresif davranan böbürlenen birisini kim severdiki dağa doğru tırmanış başlamıştı henüz daha çok aşşağılardaydılar ve bu hiç kolay