Feyzullah

Alemdar’ın sadrazamlığı zamanında Nizamıcedit ordusu, Sekban-ı cedit adı altında dirilmişti. Cevdet Paşa’nın deyimiyle “limon, portakal satarak geçinen yeniçerilerin Sekban-ı cedid’i görerek yürekleri yanıyordu.“ Kahvelerde yeniden kaynaşmalar başlamıştı. Alemdar ise, “kayıkçı, manav, leblebici güruhundan ne gelir“, diye bunları küçümsüyordu.
Sayfa 143 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
İkinci Mahmut’un halifelik gücüne ve Müslüman halka dayanarak kurduğu mutlakiyetçi monarşi rejiminin kuruluşunun zorunlu kılan ikinci koşulun da imparatorluğun Hristiyan halkları arasındaki uluslaşma akımının başlaması olduğunu söylemiştik.
Sayfa 148 - Yapı Kredi yayınları·Kitabı okudu
Ekonomi ve Fikir
Birincisi ulusal bağımsızlık akımlarının motoru, ikincisi dümeni olmuştur.
Sayfa 151 - Yapı Kredi yayınları·Kitabı okudu
Din, geleneğin en son sığınağı, en son savunma kalesidir. Aslında toplumun eski yaşayışının kökeninden gelen bir çok alışkanlıklar, kolaylıkla din gereği imiş gibi bir nitelik kazanırlar.
Sayfa 20 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Dekan bir fakültenin başında olan kişidir. Latince kökenli kelime “on kişinin başındaki kimse” demektir. Dekanın üstünde de rektör vardır. Rektör de Latince kökenlidir ve “yöneten” anlamına gelir. Rektör, tüm üniversitenin sorumluluğunu üstlenen en yetkili kişidir.
Sayfa 160 - Masa Kitap·Kitabı okudu
Reklam