Kar yağıyor dışarda,
sokak lambasına düşüyor
ve serçeler üşüyor.
Kenarları hafifçe yanmış
sayfalarına kan sıçramış
bir kitapta,
Nazım Hikmet okuyorum.
Dışarda kar yağıyor ve
dağ lokantasına gidiyor
zengin kasabalılar.
Kar yağıyor dışarda,
mektubun yeni gelmiş
İstanbul kokuyor.
Dışarda kar yağıyor,
seni seviyorum.
Dışarda kar yağıyor - Behçet Aysan
Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye
Laleli\'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar
Sayın Tanrıya kalsa seninle yatmak günah daha neler
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
Bütün kara parçaları için
Afrika dahil
Senin bir havan var beni asıl saran o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
Bir çok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Birlikte mısralar düşürüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
Pornografik eseri süprüntü yerine sanat tarihinin parçası yapan şey, erotik saplantıya sahip olanın "çarpık bilincinin" yerine sıradan gerçekliğe göre daha kabul edilebilir bilincin yerleştirilmesi değildir; aksine, bir eserde ortaya çıktığı üzere çarpık bilincin kendi orijinalliği, sertliği, hakikiliği ve gücüdür. Sanatın bakış açısından, pornografik kitaplardaki töz ne anormal ne de edebiyat karşıtıdır.
"Ah! Siz ki benim hayatım olmuştunuz, bu mezardan mutlaka çıkmalısınız! Siz bana aittiniz ve kendinizi Tanrı'ya bile vermek özgürlüğüne sahip değildiniz .