Bazı yatırımcılar, deneyimsizliklerinin kurbanı olarak, piyasaların manipüle edildiğine, içerdekiler ve bazı esrarengiz güçlerin piyasayı kontrol altında tutarak, bireysel yatırımcıyı ezdiklerine inanırlar. Bu yatırımcılar, sorunlarının kaynağının kendi yeteneksizlikleri olduğunu asla kabul etmezler.
Biz her ne kadar içerdekilerin kendi şirketlerinin hisselerini alıp satmalarının, o şirketin geleceği hakkında iyi birer gösterge teşkil ettiklerine inanıyorsak da, içerdekilerin bile bazen yanılabileceklerini biliyoruz.
Bazı teknoloji hayranları da refaha giden gerçek yolun bilgisayarlardan geçtiğine inanırlar. Günlerini gecelerini, kârlı yatırımı bir düğmeye basmak ve sonuçları yazıcıdan çıkarmak kadar basit hale getirecek o mükemmel trading sistemini aramakla geçirirler. Bir şeyler umut vaat ettiğinde (Chicago'da hava New York'dakinden 20 derece sıcaksa al, en yükseğinden 10 derece düşerse sat) hemen onu uygulamaya geçer ve sonunda düş kırıklığına uğrarlar. Ardından bilgisayarlarına geri dönüp formülleri üzerinde oynayarak tekrar denemeye koyulurlar.
Sonunda bütün ilgileri ya da paraları tükenir.
Diğer yatırımcılar tüm sürece kişilik kazandırırlar. Paranoya zamanlarında piyasanın onları ezmeye geldiğine inanırlar. Aldıkları hisse düşerek koydukları zarar stopunu yedikten sonra 20 puan fırlayınca, tüm piyasanın ve herkesin kendilerine düşman olduğunu zannederler.