Tahir Aksoy

Tahir Aksoy
@TahirAksoy
Kitap okumayı çok seven,her gün yeni bilgiler öğrenmeyi, doğa gezilerinde fotoğraf çekmeyi kendine hobi haline getirmiş, bisiklet turunu, yürüyüşü ve denizde yüzmeyi hayatının merkezine koyan kendi halinde münzevi bir kitap kurdu :)
Onun dünyasına aşina olmayanlar, rüya göremediği için üzülen bu oyunbaz çocuğun aslında alacalı düşler kadar renkli bir âlemde yaşadığını nereden bilebilirlerdi?
Sayfa 23 - İletişim Yayınları
1000Kitap
Meral'in bütün bunları kavrayabilecek bir sezgi dehâsına sahip olduğunu umdum. Beni onun büyük planları kavrayabileceğini zannettirecek tarzda iri ve aydınlık gözlerine bağlayan bu ümittir. Aldanmış olabilirim. Yahut bir ucu beş asır önceden, bir ucu bugünkü dünyadan, bir ucu memleketten, bir ucu -gittikçe daha küçüldüğü için telkin şansları artan- muhitinden yağan tesirler onun ruh köklerine işleyebilir ve bana dâvamı kaybettirebilir. Bütün bu telkin kıyameti önünde ben neyim? Hiç ve her şey. Tek adam ve kendi kendimin elçisi olarak, hiç. Fakat bir küfeci çocuğunun kalbinde bile gizli hasreti yanan bambaşka bir dünyanın ve yepyeni bir çağın temsilcisi olarak, her şey.
Sayfa 129 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okuyor
1000Kitap
Fakat "Simeranya" bir roman olmayacaktır. Sadece bugünkü insanın kendi kendisi hakkındaki telâkkisinden, bilgisinin temellerine, metodlarına ve bütün sosyal müesseseleriyle değer sistemine kadar baştan başa inkılâba muhtaç bir dünyanın huzursuzluğunu duyan bir adamın 150 yıl sonraki tekâmül imkânlarını düşünerek tasarladığı muhayyel bir ülkedeki hayat bir seyahatname şeklinde yazılacaktır. Bu kitap benim, içinde yaşadığım obsesyonun mevzuunu da değiştirebilir. Meral'e karşı tek müdafaam o olur.
Sayfa 127 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okuyor
1000Kitap
Daha doğrusu her aşkın köhne ve ebedî meselesi için. deyim: "Beni seviyor mu?" ve "Ne kadar?" Büyükanne, hala, teyze, koskoca insanlar bunun cevabını beş yaşındaki çocuktan bile istiyecek kadar zayıftırlar.
Sayfa 126 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okuyor
1000Kitap
Gözler yalan söylemez!
Ben yalan arayan zekânın gözlere verdiği ağır hareketi bilirim. Çok az yanılmışımdır. Bakış evvelâ sağa ve sola doğru kayar. Arama başlamıştır. Sonra gözbebeği yukarıya doğru bir kavis çizip aksi istikamete iner. Sonra tam karşı tarafa bakar. Donuktur. Bulamamıştır. İki üç defa kırpılır. Korku çırpınışı. Yalan aradığının sezilmesi ve aranan yalanın bu-lunmaması korkusu. Nihayet bütün yüzde, gergin çizgileri gevşeten bir kurtuluş hareketi. Yalan bulunmuştur. Gizlenen sevinç, dudakların ucunda belli belirsiz bir gülümseyiştir.
Sayfa 124 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okuyor
1000Kitap