Tek başına bir birey, bir meseleyi anlamak istemeyebilir; ama topluluk, köy, şaşırtıcı bir hızla kavrar. Elbette yalnızca hukuk ve ekonomi mezunlarının anlayabileceği bir dil kullanmayı seçersek, kitlenin, yaşamını kendisi adına yönetecek birilerine ihtiyaç duyduğu kolayca kanıtlanabilir. Ama basit bir dil konuşursak, konuları karmaşıklaştırmak ve halkı dışlamak gibi sapkın bir düşünceye saplanıp kalmazsak, o zaman kitlelerin en ince noktaları ve hatta her hileyi kavradığını görürüz. Teknik dile başvuruyorsanız, kitlelere cahil muamelesi yapmaya kararlısınız demektir. Böyle bir dil, konuşan kişinin halkı aldatma ve onu olan bitenin dışında tutma isteğinin bir ifadesidir. Dili karmaşıklaştırma çabası, ardında daha büyük bir mülksüzleştirme girişiminin gizlendiği bir maskedir. Niyet, halkın malı kadar egemenliğini de elinden almaktır. Halka her şeyi açıklayabilirsiniz, ama gerçekten anlamalarını istemeniz koşuluyla...