Talha Taştan

Talha Taştan
@Talhatastan
Sessiz yolculuklara çıkıyorum. Sadece kitap alıntıları ve kitaplar üzerine paylaşım yapanları takip ediyorum. Paylaşımlarım kendime bir not niteliği taşımaktadır. Kitap dostlarına da faydası olursa tabiki şahsımı mutlu eder.

Talha Taştan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·277 syf.··
35 günde okudu
·
2022 7. kitabı
Frantz Fanon
8.9/10 · 1.254 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sömürgecilik anlayışının ifşası niteliğinde bir eser...
Puan vermedi·277 syf.··
2022 7. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2022 03:38
Okumuş olmaktan memnun olduğum bu kıymetli eseri siz değerli kitap dostlarıyla paylaşmak istiyorum. Önce yazar konusunda bilgiler aktaracağım daha sonra kitaba değineceğim. Frantz Fanon, 1925 yılında bir Fransız sömürgesi olan Martinik’te dünyaya gelmiştir. Fransa’da tıp eğitimi almış ve psikiyatri alanında uzmanlaşmıştır. Öğrencilik ve psikiyatri uzmanlığı döneminde sömürgecilik karşıtı hareketin içinde yer almıştır. Sömürgecilik ve ırkçılığın yol açtığı yabancılaşmayı incelediği ilk kitabı “Siyah Deri, Beyaz Maskeler’i” 1952 yılında yayımlamıştır. 1961 yılında Yeryüzünün Lanetlileri eseri yayımlandığında Lösemi tedavisi görmüş ve aynı yıl hayatını kaybetmiştir. Sömürgeciliğin yapısını ve işleyişini her yönüyle çözümlediği kitabıyla ve eylem insanı olarak faaliyetleriyle, sadece içinde yer aldığı Cezayir Devrimi’ne değil tüm dünyada ezilen halkların bağımsızlık mücadelesine esin kaynağı olmuştur. Sömürge düzenine karşı mücadele etmiş; bir düşünür, doktor ve yazardır. Kitabına gelecek olursak Fransa’nın sömürgesi konumunda olan Cezayir’de, sömürge konumundaki bir ülkenin tüm kaynaklarıyla başka bir sömürgeci ülkenin kurbanı oluşunu anlatmakta. Avrupa zihniyetinin sömürge yöntemiyle başka ülkelerin yer altı zenginliklerini sömürdüğü gibi, yer üstünde bulunan insanlarını ise köleleştirerek kendi çıkarları uğruna kullanmasını ve bu yapının işleyişini anlatmaktadır. Bu kitabın sömürgecilik anlayışının ve işleyişinin tanımını yapması çok önemli bir kıvılcıma neden olmaktadır. Bir başkaldırı eseridir. Sömürülen halkın uyanışı için gerekli olan o bilinçlendirme çabası takdire şayandır. Kitap yayımlanmasıyla beraber Fransa’da yasaklatılmıştır. Kitabın sonunda yer alan sömürülen halkın psikolojik tahlillerinin yapılması çok değerlidir. Yazarın da psikiyatrist bir doktor
Yeryüzünün LanetlileriFrantz Fanon · İletişim Yayınları · 20211,254 okunma
Bir zamanlar her şey öyle basitti ki: kötüler bir yanda, iyiler diğer yanda. İlk günlerin romantik, gerçek olmayan netliğinin yerine, bilinci bulandıran bir alacakaranlık yerleşir. İnsanlar haksız sömürünün siyah ya da Arap bir yüzü olabileceğini de keşfeder. İhanet çığlıkları yükselir, ama aslında ihanet ulusal değil toplumsaldır ve halka “Hırsız var!” diye haykırmasını öğretmek gerekir.
Sayfa 127·Kitabı okudu
Azgelişmiş ülkelerde gençliğe çoğunlukla sanayileşmiş ülkelerin eğlence anlayışı pazarlanır. Kural olarak, bir toplumun zihinsel ve maddi düzeyi ile toplumun sunduğu boş zaman faaliyetleri arasında bir orantı vardır. Ama azgelişmiş ülkelerdeki gençlere, kapitalist ülkelerin gençleri için tasarlanmış eğlenceler sunulur: polisiye romanlar, kumar makineleri, porno resimler, pornografik yayınlar, on alti yaşın altındakilere yasaklanmış filmler ve hepsinin ötesinde de alkol. Batı'da aile ortamı, okullaşma ve emekçi yığınların görece yüksek yaşam standardı, bu eğlencelerin zararlı etkilerine karşı bir tür koruma hattı oluşturur. Ama zihinsel gelişimin eşitsiz olduğu, iki dünya arasındaki şiddetli çarpışmanın eski gelenekleri sarstığı ve düşünce tarzlarını olumsuz etkilediği bir Afrika ülkesinde, genç Afrikalıların etkilere açık oluşu ve hassasiyeti, Batı kültürünün saldırganlığının insafına kalmıştır. Gencin ailesi bu şiddetin etkilerini savuşturmakta çoğunlukla yetersiz kalır.
Sayfa 166·Kitabı okudu
Tek başına bir birey, bir meseleyi anlamak istemeyebilir; ama topluluk, köy, şaşırtıcı bir hızla kavrar. Elbette yalnızca hukuk ve ekonomi mezunlarının anlayabileceği bir dil kullanmayı seçersek, kitlenin, yaşamını kendisi adına yönetecek birilerine ihtiyaç duyduğu kolayca kanıtlanabilir. Ama basit bir dil konuşursak, konuları karmaşıklaştırmak ve halkı dışlamak gibi sapkın bir düşünceye saplanıp kalmazsak, o zaman kitlelerin en ince noktaları ve hatta her hileyi kavradığını görürüz. Teknik dile başvuruyorsanız, kitlelere cahil muamelesi yapmaya kararlısınız demektir. Böyle bir dil, konuşan kişinin halkı aldatma ve onu olan bitenin dışında tutma isteğinin bir ifadesidir. Dili karmaşıklaştırma çabası, ardında daha büyük bir mülksüzleştirme girişiminin gizlendiği bir maskedir. Niyet, halkın malı kadar egemenliğini de elinden almaktır. Halka her şeyi açıklayabilirsiniz, ama gerçekten anlamalarını istemeniz koşuluyla...
Sayfa 161·Kitabı okudu