Sessiz yolculuklara çıkıyorum.
Sadece kitap alıntıları ve kitaplar üzerine paylaşım yapanları takip ediyorum.
Paylaşımlarım kendime bir not niteliği taşımaktadır. Kitap dostlarına da faydası olursa tabiki şahsımı mutlu eder.
Phillippos, kimi zaman bir düşman generalini,kimi zaman da abluka altına alınmış bir şehri satın almak için ağzına kadar dolu olan kasasını kullanmayı seçiyordu. Bir keresinde yanındakilere söylediği gibi, şehir duvarları altınla da kolaylıkla aşılabilirdi. Aynı sözlerin Pers kralının ağzından da çıkmış olması muhtemeldir. Philippos'un verdiği dillere destan ziyafetlerin asıl nedenini de zaten bir tek o anlayabilirdi. Bu ziyafetlere gelen konuklar çoğunlukla yaşamsal önem arz eden malumata sahip oluyorlar, bir gün geldiğinde bu değerli konukların hizmetlerinden yararlanması gerekeceğinden emin olan ev sahibi Makedon kralı da, şölen sonrasında konuklarını muhteşem armağanlarla evlerine göndererek, gözlerini adamakıllı boyuyor, işini şansa bırakmıyordu Bu yöntem oldukça pahalı, ama kârlı bir yatırım olduğu kadar, ustaca yürütülen bir diplomasi manevrasıydı da. Philippos dostlukları satın alabilir, siyasi ortaklıkları teşvik edebilirdi, hatta asilere mali destek vererek ülkelerindeki yönetimi ele geçirmelerini da sağlayabilirdi.
Philippos: İskender'in babası
Tarihi romanın püf noktası, romancının hayal gücünü kullanarak kahramanlanyla bir yakınlık kurabilmesi, dünyayı onların gözünden görebilmeyi başarabilmesidir. Sorun ne geçmiş dünyanın nasıl olduğunu, belgeler, tarihler ve kronikler üzerinden doğru ve inandıncı olarak hayal etmek ne de geçmişi bugüne yaklaştırmaktır. Tarihi romanda neredeyse imkânsız gibi zor olan asıl sorun, geçmişi, o geçmiş içinde yaşayan kahramanların gözünden görebilmektir.