"Gençliğin başlıca eğitim konularından birisi, yalnızlığa katlanmayı öğrenmek olmalıdır; çünkü yalnızlık, mutluluğun ve içsel huzurun bir kaynağıdır." Geç kapitalist düzende öğrenciyi ivmelenmiş yaşama hazırlayan eğitim sistemi, bugün artık Schopenhauer’un ve Nietzsche'nin bahsini ettiği sükûnet yoksunluğunu içinden çıkılmaz bir hâle sokmuştur. Öyle ki, bu adem-i sükûnet hâli, insanı her geçen gün daha fazla keşmekeşe ve hengâmeye aşina kılarak insanın, varlığın sükûnetli frekansından yalıtılmış bir yaşam sürmesine neden olur. John Taylor Gatto, “Okulların istediği gibi yetiştirilmiş kimseler yalnız kalmaktan nefret etmeye koşullandırılmışlardır. Sürekli olarak televizyonun, bilgisayarın, cep telefonunun, çabuk edinilen ve çabuk kaybedilen sığ dostlukların kendilerine arkadaşlık etmesini isterler." derken tam da bu duruma işaret eder.