Sessiz yolculuklara çıkıyorum.
Sadece kitap alıntıları ve kitaplar üzerine paylaşım yapanları takip ediyorum.
Paylaşımlarım kendime bir not niteliği taşımaktadır. Kitap dostlarına da faydası olursa tabiki şahsımı mutlu eder.
“Kaç paralık adam?' sorusunun sorulduğu bir kültür 'modern kültürdür. Modern kültürde insanlara 'Paran kadar konuş!' denilir. Bu yüzden insanlara yoksulluğu bir bela, insanlık haysiyetinin kaybedilmesi olarak anlarlar.”
insan, "özgürlük” sarhoşu olduğundan gayretinin anlamsızlığa doğru yöneleceğini ve sükûnetin de yitimiyle bu anlamsızlığın bir tür hafifmeşrepliğe evrileceğini (ön)göremez. Günümüze hâkim olan hafifmeşrep yaşam, insanın yaşama sanatını icra etmesini engellediği gibi onu değersiz kılma işlevi de görür. Tam da bu yüzden yaşama sanatını değersiz kılan hâlihazırdaki şartları bilerek neleri yitirdiğimizi idrak etmek, yaşama sanatını icra etmenin ehemmiyetini anlamak için elzemdir. Hayreti ve sükûneti ve de insana özgü tiniyı yeniden ikame edebilme temennisiyle:
Bu yeni dünyada insan alelade bir birey olarak standartlaştırılmış teknik araçlar vasıtasıyla sıradanlaştırılır. Dostoyevski, Delikanlı’sında tam da insanın sıradanlaştırıldığı bu durumdan muzdarip oluşunu şöyle ifade eder: "Bu devir... sıradan insanın en parlak zamanı; duygusuzluğun, bilgisizliğin, tembelliğin, yeteneksizliğin, hazıra konmak isteyen bir kuşağın devridir. Kimse bir şeyin üzerinde durup düşünmüyor. Kendisine bir ülkü edinen çok az.” Ülküsünü yitiren insan, en nihayetinde tınısını da yitirerek sıradanlaş(tırıl)maya, yani odunlaşmaya mahkûm bir hâle evrilir.