Birleştirerek algılamaktır ilahi bir lütuftur elimizdeki kalemi atom altı dünyası ile birlikte bütün detayları ile görüp olsaydık bir harf yazamazdık .Bir ormana bakarken tek tek bütün ağaçları görüyor olmak nasıl bir azap olurdu .Bir kumsala baktığımızda kum taneleri Kumsal bütünlüğü içerisinde değil birer birer kum taneleri şeklinde algılanıyor olsaydı kimse kumsala yaklaşmazdı .Denizi Damlalar halinde ,Dağı Kayalar halinde, ışığı fotonlar halinde görmeyip birer bütünlük olarak algılamamız en büyük nimettir.
Kübist mantıkla yaklaştığımızda bir soru ortaya çıkar: Yaşadığımız musibeti algılamaya musibetin bir parçası dahi yetiyorken onun tamamını algılamaya neden çalışırız?
Kederinin yalnızca ilerlemeye vesile olacak kısmını çözmeye çalışan insan ihtiyaç duyduğu gücün önceden kendisine verilmiş olduğunu fark eder.
Katlama tesellisi Pablo Picasso nun da içerisinde bulunduğu kübist akımın , resim sanatına getirdiği bir çok yenilikten biri de bütünlük algısı alışagelmişin dışında kurmalarıdır . Künist bir ressam lazım glediğinde hiç çekinmeden bacağı başında yan tarafına yerleştirmektedir . Bizim baş yukarıda ayak aşağıda olur düşüncemiz gerçekten baş yukarıda ve ayak aşağıda olduğu için değil algılarımıza öyle yerleşmiş olmasından ileri gelir...