2001 Ocak ayında yakalanınca, dört günü kayıt dışı olmak üzere, toplamda on bir gün gözaltında kaldım. Bu süre zarfında gözü kapalı bir şekilde, işkencenin her türlüsüne uğradım. Gözüm sürekli kapalı olduğu için, zamanı tayin edemiyordum. Sadece gecenin sessizliğinden sonra, kuşların ötüşü ile sabah namazı vaktinin girdiğini biliyordum.
İlginçtir; sabah namazı vakti ile birlikte kuşların ötmeye başladığını gözaltında fark ettim. Abdest almaya ve namaz kılmaya izin vermiyorlardı. Ben de işkence amaçlı bedenime elektrik verdikten sonra, beni tuttukları soğuk su esnasında abdest niyeti getiriyordum. Günde ortalama üç dört defa bunu yapıyorlardı. Fırsatını buldukça da tahmini vakitlerde, namazı ayakta, baş ve gövde hareketleriyle kılıyordum. Çünkü işkence zamanlarının dışında, beni sürekli kalorifer borularına kelepçeli tutuyorlardı. Kayıt dışı gözaltında kaldığım günlerde, işkence dışında bir anlık olsun ne oturttular ve ne de uzandım. Geceleri uyumak için işkenceye ara verdikleri bir iki saatte, ben de kalorifer borularına kelepçeli bir şekilde ayakta uyuyordum.
İlk sayı sayma işine eziyet seanslarında başlamıştım. Üzerime buz gibi soğuk suyu püskürttükleri anlarda, göğsüme oturup nefesimi kesiklerinde yahut üstsüz şekilde askıya aldıklarında sayıyordum saniyeleri. Bir dakika bir saatten fazla sürerdi.