Yaşamak; haz almak, sürekli kesintisiz biçimde mutlu olmak, bir cennet içinde yaşamak ya da acıdan muaf olmak değildir. Yaşamanın amacı olsa olsa anlamaktır; anlamaya çalışmaktır. Sonra da kabullenmektir. Sükûnettir, dinginliktir ve elbette ahenktir.
Bu yaşamın amacının sanki acı çekmemek olduğu düşünülüyor. Bu yaşamın amacı bu değildir, acı da diğer her şey gibi bu yaşamın doğal bir parçası ve sonucudur. Böyle kabul edilmelidir.
Sana şunu söyleyeyim: Acı çekmemek için yerinden kımıldamamak gerekir, hiç kımıldamamak, hiçbir devinimde bulunmamak, hiç istememek gerekir. Tam bir apati; yani kayıtsızlık.
Tam anlamıyla var olmak, varlığınızı doldurmak, ancak kendinizi gerçekleştirmekle mümkün olabilir. Öbür türlüsü 'idare etmek'tir. Yaşıyormuş gibi yapmaktır.