Nursel

Nursel
@Tanturk
50 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Sonuç olarak yabancı bir hükümetin de facto temsilcisiolan AIPAC'ın, ABD Parlamentosu üzerinde boğucu birhakimiyeti vardır.ABD'nin İsrail politikasının bütündünya ülkeleri için önemli sonuçları olmasına rağmen,parlamento içerisinde bu politika ile ilgili açık hukuki kavga söz konusu bile olamaz. Bu nedenle ABD hükümetinin üç ana organından biri azimle kendini İsrail'e destek sağlamaya adamıştır. Eski Senatör Ernest Hollings (D-SC) görevinden ayrılırken şunları söylemiştir: "Burada AIPAC'ın size sunduğunun dışında ayrı bir İsrail politikası uygulayamazsınız." İsrail Başbakanı Ariel Sharon'un bir zamanlar Amerikalı bir dinleyiciye söylediği şu sözler hiç de şaşırtıcı değildir, "Bana insanlar İsrail'e nasıl yardım edebileceklerini sorduklarında onlara, 'AIPAC'a yardım edin' derim."
Lobi, Gary Bauer, Jerry Falwell, Ralph Reed, Pat Ro-bertson ve Temsilciler Meclisi'nde çoğunluk liderliği yapmış olan Dick Armey ve Tom Delay gibi önemli Hristiyan evanjelikleri de içermektedir. Bu kişiler İsrail'in yeniden doğuşunun İncil'deki kehanetin bir parçası olduğuna inan-makta ve İsrail'in yayılmacı gündemini desteklemektedirler. Onlara göre İsrail'e baskı yapmak Tanrı'ya karşı gelmektir.
Bunun açıklaması, İsrail lobisinin sahip olduğu eşsiz güçte saklıdır. Lobi'nin ABD siyasal sistemini yönlendirecek gücü olmasaydı, ABD ve İsrail arasındaki ilişki bugün olduğu kadar içli dışlı olmazdı
Ayrıca İsrail'in Arap ve Filistinli düşmanlarına bundan sonraki davranışları da genellikle herhangi bir ahlâki üstünlük iddiasını yalanlayacak biçimde zalimce olmuştur. Örneğin 1949-1956 yılları arasında İsrail güvenlik güçleri kendi sınırlarına sızan 2700-5000 arası Arabı öldürdü ve bu kişilerin büyük çoğunluğu silahsızdı. IDF 1950'lerin ilk zamanlarında komşularına karşı bir takım sınır ötesi baskınlar düzenledi ve her ne kadar bunlar savunma saldırıları olarak gösterilmeye çalışılsa da, aslında İsrail'in kendi sınırlarını geliştirme çabalarının bir parçasıydı. İsrail'in yayılma tutkusu 1956'da Mısır'a saldıran İngiltere ve Fransa'ya katılmasına neden oldu ve İsrail fethettiği topraklardan ancak ABD'nin yoğun baskısı sonucu geri çekildi. "