Acaba biz şunları söylemek için mi buradayız: ev, köprü, çesme, kapı, testi, meyve ağacı, pencere,
çok çok da: sütun, kule.. ama öyle söylemeli ki, anlasana
ah, öyle söylemeli ki, şeylerin asla
derinden ifade edemediği gibi.
Ve biz: seyirciyiz, daima, her yerde,
bütün bunlarla karşı karşıya, asla ötesinde değil!
Dolup taşar içimiz. Düzene sokarız. Dağılır.
Yeniden düzene sokar ve dağılırız kendimiz.