·
Okunma
·
Beğeni
·
6477
Gösterim
Adı:
Duino Ağıtları
Baskı tarihi:
13 Kasım 2015
Sayfa sayısı:
42
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754587234
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Rainer Maria Rilke (1875-1926):
20. Yüzyılın ilk çeyreğinin hangi türde yazarsa yazsın en şair kalan yazarlarından biridir. malte Laurids Brigge'nin Notları'ndan Genç bir Şaire Mektuplar'a, Rodin'den Sancaktar'a pek çok yapıtı dilimize çevrilmiş olan Rilke'nin şiir başyapıtı sayılan Duino Ağıtları'ysa toplam on yıla yayılan bir sürede (1912-1922) yazılmıştı.

Can Alkor (1936); Şiirinin ve çevirisinin mükemmeliyetçi bekletme ustası. O yüzden de Rilke'nin Duino Ağıtları'ndan Nietzsche'nin Ecce Homo'suna, bugüne dek ondan okura ulaşanlar, yapmakta olduklarının yalnızca görünen yüzü.
(Arka Kapak)
43 syf.
Merhabalar kısa olabilecek incelememe hoş geldiniz.

Arkada keman sesiyle hoş olabilir. Gerçi sadece keman yok sanırım.
https://youtu.be/vBWCphAu8ik

İlk önce şu Duino da nerdeymiş, Google Haritalar'ı bilgi amaçlı kullanayım dedim. Ne de göreyim minik tatlı bir kasabaymış, uydudan görünümü de çok hoş yaşamak istediğim bir yer olurdu, arkadaşıma da Duino'ya gidelim diye direttim ama sonra aklıma okulun açıldığı geldi. (Ağlama sesleri gelmiyor tabiki abartmayın.)

Okuduğum ikinci çeviri şiir kitabı olma özelliğine sahip oldu bu kitap ve nedendir bilmem Rilke'yi kendime yakın hissettim. Ama belirteyim okumadan önce öyleydi. Çeviri şiirleri bilen bilir ana dilindeki anlam pek verilemez, ben okuyamıyorum falan der hatta birkaç arkadaşım. Ama ben tek tük çeviri şiir okumayı seviyordum yine, ilk okuduğum çeviri şiir kitabı da Illuminations kitabıydı. Pek bir şey hatırlamıyorum kitaptan ama birkaç dizesinin beynimden vurulma etkisi yaptığını hatırlıyorum.

Neyse bu kitaba geçelim, Rilke bu kitaba 1912’de Adriyatik kıyısındaki Duino Şatosu’nda başlayıp, 1922’de Muzot’da (İsviçre) tamamlamıştır. Şato falan da deyince acaba Rilke denize bakarken de yazdı mı ya da sahil yürüyüşlerinde mi yazdı bu dizeleri diye geldi aklıma. Ama 10 yılda yazmak gerçekten üstünde düşündüğünü belirtiyor.

10 tane ağıttan oluşuyor, birinci ağıt en iyisiydi bence. Nedeni ise:

"Kim, bağırsam, duyardı çığlığımı melek saflarından?"

diye başlaması sanırım. Şato'da yazdığı hissiyatı tahmin etmeye falan uğraştım hatta 10 yılda yazmış sonuçta!

Duino sokaklarına daldım dizelerini okurken ve bir günde bitti ağıtlar, zaten bitebilecek bir kitap. İlk okuduğum Illuminations'dan farklı olarak daha yakın buldum dizeleri kendime ama yine de çeviri olmasından kaynaklı sanırım, eksik olan bir şeyler vardı ya da bir daha okumam gerekiyor bu kitabı. İleriki zamanlarda kimbilir belki tekrar okurum.

Ağıtlar bitti, Rilke de odadan çıkıp gitti. Ve ilk sayfada yazan cümlenin aslında son sayfada yazması gerektiğini anladım. Ya da sihirli görünmez kalemle yazıyordu kimbilir!

"HER ŞEY SONUNDA BİR KİTABA VARMAK İÇİNDİR." S. Mallarmé

10 yılda yaşanan şeylerin hisleri vardı dizelerde ve bu 10 yılını dizelere aktarabilmişti Şair! Ne güzel!

Incelememi okuduysanız teşekkür ederim, kendimce incelemeye çalıştım eğer bir hatam olduysa mâzur görün.

İyi okumalar, kitapla kalın sevgili okurlar...
84 syf.
·1 günde·4/10
Rilke ismini ilk defa bi arkadaştan duymuştum daha sonra burdaki paylaşımları okudukça merak ettim. Bu ilk okumamdı. Anca Rilke ya Alman şiirinin bizdeki İsmet Özel'i ya da çeviri konusunda bir sıkıntı var. Okurken zorlandım biraz. Tabi diğer kitaplarını (özellikle Kamuran Şipal çevirilerini) okuduktan sonra Rilke ile ilgili bir değerlendirme yapmak daha uygun olur. Kitapta beni etkileyecek dizeler buldum ama sanki sonunu bağlayamamış gibi bir düşünce sardı beni.
43 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Şükrü erbaş 'in duyguları harekete geçiren şiir kitabından sonra Rilke' nin ağıdini okumak hissetmek, duygular arası geçişi ardı ardına yaşamak güzeldi. Yalnız oldum olası şiirde çeviri söz konusu olunca ısınamıyorum pek :(

Almancadan Türkçeye çevirisi vermesi gereken hazzı vermedi sanırsam :/ ama güzeldi okunmasını tavsiye ederim. Şiirin büyüsü çeviri ile bozulmaz diye düşünen şiir severlere önerilecek bir kitap :)
Keyifli okumalar dilerim.
43 syf.
·5 günde·10/10
Bir solukta okunabilecek bir kitap olmasına rağmen, Rilke bu dizeleri 10 senede bir araya getirmiş. Rilke'nin hayatını bilen edebiyatçılar, her bir dizede Rilke'den bir parça, yaşadığı ve gezdiği şehirlerden izler olduğunu bahsederler. Bu açıdan kendi hayatının izleriyle birlikte, insan olmayı sorgulayan bir Rilke karşımıza çıkıyor. İnsanı; meleklerle, hayvanlarla, ağaçlarla karşılaştırmasıyla birlikte onlar gibi neden olmadığını sorgularken insana has özellikler olan aşk, şefkat, ölüm, kader gibi kavramları inceliyor ve onların anlamlandıramama sorunsalına değiniyor. Okuyucu eseri okurken, kendisine ait iç sorgulamalarına rast gelebildiği gibi aradığı bazı cevapları bulmada rehber edinebilir. Bu açıdan her kitaplıkta bulunması gereken bir kitap olabileceğini düşünüyorum.
46 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
DUINO AĞITLARI
RAINER MARIA RILKE
ALMANCADAN ÇEV: ZEHRA AKSU YILMAZER
TÜR: ŞİİR
46 SF
1875 (PRAG)- 1926 (İSVİÇRE)= 51 YIL
Şiir çevirisi okumak elbette ancak fikir edinmek olabilir. Şiir çevirmenin şiiri yeniden yazmakla eş olduğunu bir yerlerde okumuştum. Şairin kültürünü bilmemek de anlayışı zorlayabilir. Yine de ruhuma dokundu. Bir saatte okunabilecek bir kitap. Ama Rilke 10 yılda yazmış. Yaşamı ve Ölümü olumlamış, diyorlar. Bana sorarsanız, ölüme rağmen var olmayı olumlamış. Okunması gerek. Sonra da Genç Bir Şaire Mektuplar'ı okuyun. O da bir saatten fazla sürmez. Ama üzerine düşünmek zaman alabilir. Rilke tıpkı Nietzche gibi Salome'ye aşık olmuş. Salome'yi iyice araştırmak gerekli. Napmış bu adamlara bu kadın? Hepsini büyülemiş. Rilke'nin çocukluğu da ilginç. Annesi düşük düzeyli ve yükselemiyor kompleksiyle Rilke'nin babasını terk ediyor. Aman oğlum babası gibi olmasın hegomanyasıyla askeri okula veriyor. Fakat Rilke'nin hassas mizacına okul ağır geliyor ve hastalanıyor. Sonra gene annesi üzülmesin diye Hukuk okudu ama onu da bitiremedi. Sonunda düşlerini başkalarıyla paylaşma hayaliyle Avrupa'da seyahate başladı. Ardından Salome ! Ayrıldıktan sonra bile arkadaş olarak görüşmeye devam ediyorlar. Rilke ömrü bitene dek sanatın peşinde koşuyor.
En nihayetinde lösemiden, 51 yaşındayken , şairimizi kaybediyoruz.
43 syf.
·3 günde
Rainer Maria Rilke tarafından 1912 yılında Duıno Şatosu'nda yazılmaya başlanıp on yılın sonunda tamamlanmış on ağıttan oluşan şiir biçimindeki bir eserdir.

Almancadan Türkçeye çevirinin anlamayı zorlaştırıcı etkisinin hissedildiği eserde kullanılan dilin soyutlamalardan oluşan kapalı bir anlatıma sahip olduğu söylenebilir. okunması ve anlaşılması zor bir eserdir.

"Derler ki melekler bilmezmiş, ölüler arasında mı gezerler diriler arasında mı?"
46 syf.
·Beğendi·10/10
Rilke adı, Alman Edebiyatı'ında kuşkusuz doruk bir noktadadır. Almanlar için o "Milli Şair" dir. Bu şiir kitabından önce onun öykülerini anlattığı kitabını okumuştum. Bu öykülerden aldığım tat, Edgar Alan Poe ve Tolstoy öykülerinden aldığım tatla eş değerdeydi. Öte yandan, bu şiir kitabını okuduğumda bir tür anlam veremediğim bir hoşnutsuzluk hissettim. Ele aldığı konular ve yaptığı çözümlemelerde hiçbir sıkıntı yoktu. Sıkıntı sanırım şiirlerin tınısındaydı. Şiirleri okuduktan sonra şöyle bir çıkarım yaptım, tüm şiirler yazıldığı dilde okunmalıdır.
43 syf.
·6 günde
Okuduktan sonra dönüp bir ruhumu yokladım da epey ezilmişti hani. Yoğun anlatımın altında, her bir kelimesinin ağırlığında kalmıştı.

Kelimeler okyanusundan özenle seçilmiş bu Rilke dizelerinde adeta bir varoluş çığlığı var. Artık duymak istemiyorum diyerek kulaklarımızı kapatacağımız rahatsız edici çığlık. Ancak bu öyle basit bir çığlık değil.

Neden mi?

Çünkü insan, dünyaya insan fıtratının getirdiği her ne sorumluluk varsa hepsini bilmeden geliyor. Ve bildiğiniz 'okumadan imzasını atarak' varlığını onaylıyor. Devamını ise dünya yaşamına ayak uydurarak getiriyor.

Rilke'nin tüm dizelerinde yukarıda belirttiğim fikirlere kapıldım. Her birinde ayrı ayrı durup düşündüm. İnsan ruhunun tüm inceliğine değinerek dizelerini yazmış. Daha doğrusu ilmek ilmek işlemiş. 10 yıllık bu serüveni.

Elimde gezinen ancak severek okuduğum kitaplardan biri oldu. Yoğun anlatımlı, bol imgeli, anlaşılması güç olsa da @ozlemce.j nin 'sesli okuma fikri'yle daha oturaklı bir okuma deneyimi elde ettim.

@bidunyaklasik ekibiyle birlikte okuduğum 10 ağıttan oluşan bu 43 sayfalık kitabın sol sayfasında Almanca, sağ sayfasında Türkçe versiyonu bulunmakta. Tabi Almanca bilenler daha avantajlı.

Mutlaka okuyun, okutun.
Rainer Maria Rilkeseçilmiş şiirler&duino ağıtları


Rilke “ Üç kuşak vardır daima; birincisi, Tanrı’yı bulur; ikincisi tanrının üstüne daracık tapınaklar kurar ve onu zincire vurur; yoksul düşen üçüncüyse kendi zavallı kulübe ciklerini kurmak için Taşlar taşır, Tanrı’nın evinden der.Ve kendini Tanrı’yı bulan kuşaktan sayar.Bir çeşit dualar olan Saatler Kitabı bu arayıştan çıkar.



Sanatını din haline getirmiş,peygamberce sözler söylemiş,derdi din kurucusu veya peygamber olmak değil tabi burdaki arayış.Ozan olmak,şiiri bütünüyle kavramak ve nitekim başarmış bunu.

4 Ekim 1875 yılında Prag’da doğmuş.İlk şiiri 1891’de Viyana gazetesinde yayınlanmış.Hayatı boyunca çeşitli yolculuklar yapmış ve dünya edebiyatının önde gelen isimleriyle tanışmış.En önemli tanışma Lou Andreas Salome.Saatler Kitabının yazılmasında en büyük etken Salome.”Dünya bulutlu görüntüsünden sıyrıldı o zavallı ilk şiirlerimde ki birlikte akış ve çözülüşten kurtuldum,nesneler doğdular yavaş yavaş ve güçlükle öğrendim herşeyin ne denli yalın olduğunu,olgunlaştım,kendimi şekilsizlik içinde yitirme tehlikesindeyken seninle karşılaştım “ diyor.

Paris müzelerinde Cezanne ve Rodin’nin eserleri derinden etkiliyor Rilke’yi.Sözlerde şiirler resmetmeyi,şiirler yontmayı öğreniyor.Bu şiirlerine Yeni Şiirler diyor.
Varoluş koşulu olan yalnızlığına Militan yalnızlığım adını veriyor,yalnızlık onun vazgeçilmesi,yaşama biçimi halini alıyor.

Birinci Dünya Savaşında askere alınıyor,dostları yardımıyla görevden bağışlanıyor.Fransa Hükümeti kitaplarına el koyuyor daha sonra bunları da kurtarıyor.Savaş boyunca Fransa’da şiirleri elden ele geziyor Rilke’nin.
Uzun bir seslilikten sonra 1912 yılında,Triste’ye yakın Duino Şatosunda yazmaya başlamış ve tam on yılda Duino Ağıtlarını bitiyor.On beş gün sonrada Orpheus’a Soneler’i yazıyor.

Duino Ağıtları’nın simgesi melek,kahramanlar,sevgilerine karşılık görememiş kadınlar,büyük sevenler,analar,genç yaşta ölenler,hayvanlar.


Hayranı Mısırlı bir kadın evinde kaldığı şatoya ziyarete geliyor Rilke’yi ona Gül toplarken eline batan dikenle kan kanseri olduğu anlaşılıyor.İki ay sonrada ölüyor.Mezartaşına kendi hazırladığı şu dizeler yazılıyor.


“Gül,ey saf çelişki,nice göz kapağının altında hiç kimsenin uykusu olmamanın sevinci.”

Çeviri için Turan Oflazoğlu ,”Ozan bu şiirlerde kolay kavranamayan,yer yer soyut deyimlerle yüklü bir dil kullanır.Bu dilin güçlüğünden Almanlar bile yakınırlar” der.Gerçektende ilk okumada yarım bırakmıştım tekrar elime aldığımda başa dönüp yeniden okudum.Kitabın sonunda açıklamalar var,fakat kaçırdığım yerler illa ki vardır.

SEKİZİNCİ AĞIT

Bizse:hep seyirci,her yerde,
herşeye dönük ve bağlı!
Dolduruluruz.Düzenleriz.Çöker.
Yeniden düzenleriz ve kendimiz çökeriz bu kez.

Bizi kim böyle çevirmiş ki,n’etsek
Neylesek,her durumda
ayrılıp giden gibiyiz?Bütün vadisini kendine bir daha gösteren o son tepenin üstündeki nasıl döner ve durur,oyalanırsa,
Öyle yaşarız biz de,hep veda ederek.
42 syf.
·8/10
Şiirleri okumuşluğum vardı fakat çeviriden hoşlanmadım, çok fazla kopukluk zorlamışlık var öyle ki bazen kelimelerin ilişkisi anlaşılmıyor.
Buna rağmen Rilke hayatın dehşetli yerlerinden pencere açıyor,
“Çılgın gibi topluyoruz Görünür’ün balını. Görünmez’in büyük altın kovanında biriktirip saklamak için.”
*
Bu basımda farklı çevrilmişti ama haydi şununla sarsılalım,
“Anlayacaklardır şimdi ölmekte olanlar, nasıl
 bahanelerden ibaret olduğunu bütün yaptıklarımızın.”
Severdi iç dünyasını
içindeki yabanıllığı.

Sessiz sedasız devrilmişliğini.
Severdi.

Terk eder, giderdi
kendinin ötesine, kaynağına.

Ve her dehşet
bilirdi onu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Duino Ağıtları
Baskı tarihi:
13 Kasım 2015
Sayfa sayısı:
42
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754587234
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Rainer Maria Rilke (1875-1926):
20. Yüzyılın ilk çeyreğinin hangi türde yazarsa yazsın en şair kalan yazarlarından biridir. malte Laurids Brigge'nin Notları'ndan Genç bir Şaire Mektuplar'a, Rodin'den Sancaktar'a pek çok yapıtı dilimize çevrilmiş olan Rilke'nin şiir başyapıtı sayılan Duino Ağıtları'ysa toplam on yıla yayılan bir sürede (1912-1922) yazılmıştı.

Can Alkor (1936); Şiirinin ve çevirisinin mükemmeliyetçi bekletme ustası. O yüzden de Rilke'nin Duino Ağıtları'ndan Nietzsche'nin Ecce Homo'suna, bugüne dek ondan okura ulaşanlar, yapmakta olduklarının yalnızca görünen yüzü.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 582 okur

  • Trante
  • Hakan Kaya
  • brhnyr
  • İşin Aslı
  • Recep
  • Zelal Gündüz
  • Ecrin Vera
  • Mehmet Baynal
  • helios
  • Sita

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.1
14-17 Yaş
%2.7
18-24 Yaş
%20.3
25-34 Yaş
%36.5
35-44 Yaş
%20.3
45-54 Yaş
%4.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%12.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%53.3
Erkek
%46.7

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.2 (19)
9
%9 (14)
8
%19.2 (30)
7
%10.9 (17)
6
%7.7 (12)
5
%2.6 (4)
4
%1.3 (2)
3
%0
2
%0.6 (1)
1
%0.6 (1)