“Sade tırtıl ile kelebek değil elbet.Sakın ola horgörme Pinhan;canları horgörme.Bak bu gayb âlemine,bir kendini gör.Bak kendine,cümle mahlûkatın özünü gör.Devri tamam olan gelir,devri tamam olan gider.Gelen gidende saklıdır;giden gelende saklı.”
“Görünenle yetinirsen eğer sadece tırtılı bilirsin.Çirkindir ya tırtıl,gönlünü çelmez.Görünenin ötesine geçmek istersen eğer,aradan örtüyü kaldırıp da gönül gözü ile bakarsan,kelebeği bulursun karşında.Güzeldir ya kelebek,gönlün ona akar.Lâkin gönül gözünle görürsen eğer,kelebeğe değil tırtıla sevdalanırsın.”
“Gün boyu elinden kitap düşmez ve satırların,kelimelerin,harflerin deryasında dalıp dalıp giderdi.Hem oradaydı hem de başka başka yerlerde;hem gözle görülürdü hem de elle tutulmaz.”
“Korktu.Gidip de varamamaktan değil,varıp da dönüş yollarını kaybetmekten değil,dönüp de geride bıraktıklarını yerlerinde görememekten değil;bir kendini bulmaktan,bulduğundan korkmaktan korktu.”