Tayfun Doğan

Tayfun Doğan
@Tayfun_dogan
bu profili not defterim olarak kullanıyorum. önemli bulduğum sonrasında dönüp tekrar bakarım dediğim noktaları paylaşıyorum. Bu paylaşımlar, alıntıladığım cümleleri onayladığım anlamı taşımaz.
Mao Zedung ulusal kültür için şöyle diyor: " kanı ve canıyla büyük Çin ulusunun bir parçası olan Çin komünistleri için, marksizmden Çin'in özelliklerinden kopuk bir biçimde söz etmek, soyut bir marksizm, boşlukta yüzen bir marksizm olur. dolayısıyla, marksizmi, her belirtisi mutlaka çin özelliği taşıyacak bir biçimde Çin'e somut olarak uygulamak, yani marksizmi Çin'in somut özelliklerinin ışığında uygulamak, bütün partinin bir an önce kavraması ve çözmesi gereken bir sorun olmaktadır. yabancı taklitçiliğine son verilmeli, boş ve soyut havalar tutturmaktan vazgeçilmeli ve dogmacılık bir yana bırakılmalıdır; bütün bunların yerini, çin halkının çok sevdiği ve canlı çin tarzı ve havası almalıdır. enternasyonalist özü ulusal biçimden koparmak, enternasyonalizmden hiçbir şey anlamayanların işidir."
Sayfa 69
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Stalin ulusal kültüre ilişkin şöyle diyor: "Özde proleter, biçimde ulusal: sosyalizmin ilerlemekte olduğu evrensel kültür böyledir. Proletarya kültürü ulusal kültürü ortadan kaldırmaz, ona öz verir. buna karşılık, ulusal kültür de proletarya kültürünü ortadan kaldırmaz, ona biçim verir. burjuvazi iktidarda olduğu ve ulusların pekişmesi burjuvazinin kanadı altında sürdüğü sürece, ulusal kültür sloganı bir burjuva sloganıydı. ama proletaryanın iktidara gelmesiyle ve ulusların pekişmesinin sovyet iktidarının kanadı altında sürmeye başlamasıyla birlikte, ulusal kültür sloganı bir proleter slogan oldu."
Sayfa 68
"biz, ' demokrasinin ve dünya işçi hareketinin uluslararası kültürü' sloganını ortaya atarken her ulusal kültürün yalnızca demokratik ve sosyalist unsurlarını alıyoruz; bunları yalnızca ve kesinlikle her ulusun burjuva kültürüne ve burjuva milliyetçiliğine karşı olarak alıyoruz."
Sayfa 68
Lenin'e göre, gerçek ulusal eşitlik şunu gerektirir: " Kendi kendini yöneten ve özerk bölgelerin sınırlarının, iktisadi ve toplumsal koşullar ve nüfusunun ulusal bileşimi temelinde, o bölgede yaşayan insanlar tarafından belirlendiği, geniş bölgesel özerklik ve tam demokratik kendi kendini yönetim." "Ne kadar küçük olrusa olsun, bütünüyle bir türden bir nüfusa sahip, o milliyetin ülkenin ve hatta dünyanın dört bir yanına dağılmış insanların bir araya gelebilecekleri ve her türlü ilişkiye ve özgür derneğe girebilecekleri özerk bölgeler yaratmak, ulusal baskının ortadan kaldırılması açısından son derece önemlidir." Yerel özerklik ilkesi aynı zamanda şunları da kapsar: " Bu amaçla devlet ve özyönetimin yerel organlarınca kurulacak okullarda halkın kendi anadilinde öğrenim görme hakkı; toplantılarda her yurttaşın kendi anadilini kullanma hakkı; bütün yerel kurumlarda, kamu ve devlet kurumlarında anadilin kullanılması; zorunlu resmi dilin kaldırılması."
"eğer bir devlet içinde yaşayan çeşitli uluslar birbirlerine iktisadi bağlarla bağlıysalar, onları 'kültür' ve özellikle eğitim sorunlarında kalıcı olarak bölmek için girişilecek her türlü çaba, saçma ve gerici olur. Tam tersine, eğitim sorunlarında ulusların birleştirilmesi için çaba harcanmalıdır; öyle ki, okullar, gerçek hayatta gerçekten yapılmış şey için bir hazırlık yeri olabilsin. Günümüzde, farklı ulusların sahip oldukları hakların ve gelişme düzeylerinin eşit olmadığını görüyoruz. Bu koşullarda, okulları milliyetlere göre ayırmak, daha geri durumda olan ulusların içinde bulundukları koşulları gerçekten ve kaçınılmaz olarak daha da kötüleştirir. " Okulların milliyetlere göre ayrılması, yalnızca zararlı bir tasarı değil, aynı zamanda kapitalistlerin açık bir sahtekarlığıdır. Böyle bir düşüncenin savunulması ve hele sıradan halkın okullarının milliyetlere göre ayrılması, işçileri bölebilir, parçalayabilir ve zayıf düşürebilir; buna karşılık, çocukları pahalı özel okullarda ve özel olarak tutulmuş öğretmenlerin elinde iyi öğrenim gören kapitalistlerin, herhangi bir biçimde, 'kültürel-ulusal özerkliğin' bölücü ve zayıflatıcı etkisi altında kalmaları olanaksızdır."
Sayfa 64 - Lenin Toplu Eserlerden aktarma 503-505