Gücünü İhlâstan Alıyordu
Hakkı Bozkurt
HAKKI BOZKURT, 60’lı yılların o karanlık günlerinde “Chevrolet” arabasıyla, Allah rızası için Bekir Berk’i dağ taş, dere tepe demeden mahkemeden mahkemeye taşıyan isimsiz kahramanlardan biri. İhlâsına zarar verir diye isminin yazılmasını bile istemeyecek kadar mütevazi bir kahraman. Bekir Berk merhuma tehlikeli anlarında destek ve siper olmuş fedai bir insan.
“Biz ne yaptık ki?” diyor, “İmanın boğulmak istendiği bir devirde elimizden başka bir şey gelmiyordu. Ancak o büyük mücahidi cepheye taşımada görev yaptık.”
Oysa onun Bekir Ağabeyle olan yolculuklarında birkaç kez ölüm tehlikesi atlattığını biliyoruz. Kendisinden dinlediğimiz hatıraları şöyle:
* *
Donma Tehlikesi
Şu anda tam hatırlayamıyorum, üzerinden 30 seneden fazla bir zaman geçti. Van’da bir mahkemeden çıkmıştık. Adilcevaz üzerinden bir başka mahkemeye gidecektik. Mevsim kıştı. Mahkemeden sonra yola çıkmayı kararlaştırmıştık. Fakat hava iyice bozmuştu. Sürekli kar yağıyordu. Rahmetli Hamit Kuralkan, bu havada yola çıkmamızın doğru olmayacağını söylüyor, hatta ısrar ediyordu:
“Ağabey, ben Adilcevaz kaymakamına telefon ettim. Her yer kapalı, bu havada yolculuk yapmanız imkânsız. Gitmeyin!”
Ben aslında gözü kara biriyim, ama havaya bakınca yola çıkma taraftarı değildim. Yol arkadaşımız Nazım Gökçek ise hürmetinden Bekir Ağabeyin önüne geçemiyordu, ne derse kabul ediyordu. Bekir Ağabey ise bir şeyi kafasına koymuşsa onu ölüm pahasına da olsa yapardı; vazgeçiremezdiniz.
Evet, Bekir Ağabeyi vazgeçirememiştik. “Sen git, ne hâlin varsa gör!” de diyemezdik. Mecburen ona uyduk!
Yolun kenarında durduk. O istikamete giden arabaları beklemeye başladık. Epey bekledikten sonra bir tanker geldi. El atıp durdurduk. O tarafa gidiyordu. Durumu anlattık. Şoför “Buyurun, binin.” dedi.