Aşk zevk ve acı arasındadır. Bizi fazlasıyla tatmin eden ile derinden yaralayan arasında aşkın huzurlu yalınlığı bulunur.
Zevk ile acıyı güçlükle duygu olarak adlandırabiliriz; değişkendirler, süreklilikten kesinlikle hoşlanmazlar. Zevkten daha değişken olan hatta bu konuda onunla tamamen benzeşen başka bir şey yoktur. Öyle değişkendir ki zevk alınırken bu zevki yitirme korkusu duyulur. Bu nedenle zevk ile acı her zaman parmaklarımızın arasından kayar gider.
Bugün savaş yoktur. Bugün gerçek karşıtlıklar yoktur. Bugün herkes kendisi için mücadele etmektedir; ruhsuz bir güç için, artık tanrıçaları süslemek için kullanılmayan bir zenginlik için, bilgeliğe sahip olmayan bir kuvvetin üstünlüğü için mücadele edilmektedir.
Bu nedenle bugün savaş yoktur çünkü şeref eksiktir. Bu nedenle aşk da yoktur...
Yaşamın her seviyesinde savaş vardır.
Ağaca dönüşmek için çatlayan tohum savaş içerisindedir. Üçüncü bir yaşama yol vermek için karşılaşan eril ve dişil hücreler savaş içerisindedir. Küçük balığı yiyen büyük balık; daha az kuvvetli fakat daha çevik olanları izleyen güçlü hayvan... hepsi de savaş içerisindedir. Ağaçların yapraklarını döken rüzgar; toprağı ıslatan yağmur da birbiri ile savaşır... yüzlerce yıldızın ve gezegenin parıltılı ölümü ile sonuçlanan özel yüzleşme biçimlerine sahip galaksiler bile savaş içerisindedir.