"Neye sahipsem hepsini çok sevdim. Seksen yıldır kendimi çok sevdim. Gözlerimi, gözlerimin gördüğü her şeyi, kulaklarımı, kulaklarımın duyduğu her sesi, yüreğimi, yüreğimin hissettiği her duyguyu, ellerimi, ellerimin yaptığı her işi, ayaklarımı, ayaklarımın götürdüğü her yeri, hatta insanların içine bir iğne gibi saplanan, şu incecik, tiz sesimi bile, sorgusuz sualsiz sevdim; ben kendimi sevdim. Sadece kendimi..."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Bir uzaklara bakmış, bir parmaklarına.
Bir gitmeyi düşünmüş, bir kalmayı. Bir yaşamı sevmiş, bir ölümü özlemiş. Bir sevinmiş, bir hüzünlenmiş. Peynir, ekmek, hüzün, neşe, sesler, susuşlar hepsi o gün ona bir tuhaf gelmiş. Sanki ağaçların arasında iki göz onu izlermiş. Bahar, demiş geçmiş.Bahar böyledir, çobana bile hülyalar verir. En iyisi bahara kanıp uyumak, hülyaları
rüyada yaşamak. Gözlerini kapamış, ruhunu kapamış, rüyalara kapanmış."
"Oysa Samimi, onun göğsüne yatmak, orada öylece kalmak istiyordu. Annelere has o muhteşem kokuyu doya doya içine çekmek, annesinin kıvırcık sarı saçlarına parmağını dolaya dolaya orada uyuyakalmak istiyordu. Oysa o saçlara bir kez bile dokunmamıştı. Ama meleklere özgü bir yumuşaklıkta olduklarını tahmin edebilecek kadar çocuktu. Annesinin ona kısacık
sarılışlarında, doya doya içine çektiği, o parfümle karışık süt kokusu ancak böyle ipeksi saçlardan gelebilirdi. "
"Pencerelerin öyküleri yaşamın tüm sırlarını içinde saklar. İddiasız, mütevazı ama derin anlamlar taşıyan ve kurgusuz gelişen hayatlar, sayısız pencerede bir hayal gibi oynar biter. Kiminin, zaman zaman da olsa seyircisi vardır, ama çoğu bomboş bir salona açar perdelerini. Tek kişilik oyunlarla ya da kalabalık kadrolarla... Dramlar, eğlenceler, aşklar, kavgalar, damların, gökyüzünün, karşı duvarın ya da karşı pencerenin kendilerini seyredip seyretmediğine zerre kadar aldırmadan, fütursuzca sahne alır pencerelerde. Genelde, her pencereden birbirine benzer görüntüler sızar dışarıya. Ama genelde özeldeyse sürprizlere açık olmak gerekir. Pencereler, kimi zaman bakmasını bilene ya da aklını çeldiği gözlere inanılmaz şeyler gösterir. "