pınar

pınar
@Tearsofbooks
𝗜𝗺 𝗷𝘂𝘀𝘁 𝗮 𝗴𝗶𝗿𝗹 ˚˖𓍢ִ໋˚
"Neye sahipsem hepsini çok sevdim. Sek­sen yıldır kendimi çok sevdim. Gözlerimi, gözlerimin gördü­ğü her şeyi, kulaklarımı, kulaklarımın duyduğu her sesi, yü­reğimi, yüreğimin hissettiği her duyguyu, ellerimi, ellerimin yaptığı her işi, ayaklarımı, ayaklarımın götürdüğü her yeri, hatta insanların içine bir iğne gibi saplanan, şu incecik, tiz sesimi bile, sorgusuz sualsiz sevdim; ben kendimi sevdim. Sadece kendimi..."
Sayfa 62 - Can yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Bir uzaklara bakmış, bir parmaklarına. Bir gitmeyi düşünmüş, bir kalmayı. Bir yaşamı sevmiş, bir ölümü özlemiş. Bir sevinmiş, bir hüzünlenmiş. Peynir, ekmek, hüzün, ne­şe, sesler, susuşlar hepsi o gün ona bir tuhaf gelmiş. Sanki ağaçların arasında iki göz onu izlermiş. Bahar, demiş geçmiş.Bahar böyledir, çobana bile hülyalar verir. En iyisi bahara kanıp uyumak, hülyaları rüyada yaşamak. Gözlerini kapamış, ruhunu kapamış, rüyalara ka­panmış."
Sayfa 48 - Can yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
"Oysa Samimi, onun göğsüne yatmak, orada öylece kalmak istiyordu. Annelere has o muhteşem kokuyu doya doya içine çekmek, annesinin kıvırcık sarı saçlarına parmağını dolaya do­laya orada uyuyakalmak istiyordu. Oysa o saçlara bir kez bile dokunmamıştı. Ama meleklere özgü bir yumuşaklıkta olduk­larını tahmin edebilecek kadar çocuktu. Annesinin ona kısacık sarılışlarında, doya doya içine çektiği, o parfümle karışık süt kokusu ancak böyle ipeksi saçlardan gelebilirdi. "
Sayfa 17 - Can yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
"Devamlı hasta gibiydi. Sanki yaşlı bir ruh taşırdı içinde. Sanki birkaç kez ölmüş de dirilmiş gibi, ölümlerden yaşlanmaya fırsat kalmamış gibi..."
Sayfa 14 - Can yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
"Pencerelerin öyküleri yaşamın tüm sırlarını içinde sak­lar. İddiasız, mütevazı ama derin anlamlar taşıyan ve kurgu­suz gelişen hayatlar, sayısız pencerede bir hayal gibi oynar bi­ter. Kiminin, zaman zaman da olsa seyircisi vardır, ama çoğu bomboş bir salona açar perdelerini. Tek kişilik oyunlarla ya da kalabalık kadrolarla... Dramlar, eğlenceler, aşklar, kavgalar, damların, gökyüzünün, karşı duvarın ya da karşı pencerenin kendilerini seyredip seyretmediğine zerre kadar aldırmadan, fütursuzca sahne alır pencerelerde. Genelde, her pencereden birbirine benzer görüntüler sızar dışarıya. Ama genelde özeldeyse sürprizlere açık olmak gere­kir. Pencereler, kimi zaman bakmasını bilene ya da aklını çeldi­ği gözlere inanılmaz şeyler gösterir. "
Sayfa 11 - Can yayınları·Kitabı okudu
Alıntı