pür-ateşim açtırma sakın ağzımı deyyar
zalim beni söyletme derunumda neler var
bilmez miyim ettiklerini eyleme inkar
zalim beni söyletme derunumda neler var
aşkınla yürek yarelerim işler onulmaz
meydan-ı muhabbette bu hicran unutulmaz
aşık sana çoksa bana dilber mi bulunmaz
zalim beni söyletme derunumda neler var
bed-çehre rakibi aceb adem mi sanırsın
bir gün olur andan dahi ey şuh usanırsın
ettiklerine nadem olursa utanırsın
zalim beni söyletme derunumda neler var
her derdine ben sabredeyim şuh-ı cihanım
leyla'ya cefa adetin olsun yine canım
tesir eder elbet sana bu ah ü figanım
zalim beni söyletme derunumda neler var
Kalbimin derinliklerinde gizli bir pınar kaynıyor gibi, göğsüme sıcak bir şeyler iniyor, bütün vücudumu, gözlerimi ıslatan, nefesimi kesen, ılık, baygın bir lezzet sarıyordu.
Ümitsiz hastalıkların, mukadder felaketlerin son bir ilacı vardır; tahammül ve tevekkül. Elemlerde bir gizli şefkat var gibidir. Şikâyet etmeyenlere, kendilerini güler yüzle karşılayanlara karşı daha az zalim olurlar.