Tuğrul Emre Kaya

Tuğrul Emre Kaya
@Tek35
Allahın yarattığı kulu severim yaratandan dolayı... KULA MİNNET EYLEMEM...
Reklam ve Marka Danışmanı
İzmir
28 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
Ölüler de konuşur
Mezarlıklar hayatın en sessiz yerleridir. Yatan kalkmaz, giden gelmez. Ölüler konuşamaz diyenler de var, bence büyük bir yalan. Öyle bir konuşurlar ki şaşarsın. Konuşacak, anlatacak çok şeyleri vardır çünkü. Geçmişi, yanlışları, arkalarından konuşulanları, Öncesini, sonrasını... Arafta kalmanın bir vechidir mezarlıklar. T.E.K
Reklam
Kurban Bayramının Düşündürdükleri
İstiklal Marşı'mız da "Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal" der. "Uğrunda can verdiğimiz bu vatan ve bayrak hür kalmadıkça, dökülen kanlarımızı sana helal etmeyiz" anlamındadır. Peki kurbanda , Allah için kestiğimiz kurbanın kanı bize nasıl helal olur? Benlik, enaniyetten kurtulabildik mi? Etin en güzel yerini, nefsimize rağmen komşumuza verebildik mi? Bayramda bir çocuğu giydirebildik mi? İsmail'in teslimiyeti bize; makamları, mevkileri, kişilere biat'ı terkettirebildi mi? İbrahim'in imtihanı gibi; malımız, mülkümüz ile imtihan olabildik mi? Kıyma çektirme kuyrukları ve buzdolabı poşet stoklarını görünce bu bayramın kurban değilde et bayramı olduğunun kanısına varıyor insan. İçimizdeki, nefsimizdeki ve fani şeyleri kurban edebildiğimiz nice bayramlara...
Oğlumun 23 Nisan şiiri
23 Nisan Sabahı 23 Nisan 1920 sabahında bir çocuk olarak uyandım. Bayram sabahlarının heyecanı ile penceremi açtım. Hava hürriyet, Atamdan emanet koca bir devlet. Sanki tarih bana sesleniyor, ‘’Egemenlik Milletindir’’ diyor. Ve bu ses yüreğimde yankılanıyor. Merakla koşuyorum dışarı, her sokak bayram yerine dönmüş. Bir milletin umudu göğe yükselmiş. 23 Nisan 1920 sabahında bir çocuk olarak uyandım. Bu sabah; Anneannem Kara Fatma, Babaannem Şerife Bacı, Annem Nezahat onbaşıydı. Tarih yeniden tekerrür etmiş, Sıcak yatağım Nusret gemisiydi sanki. 23 Nisan 1920 sabahında bir çocuk olarak uyandım. Bugün ben büyüdüm sanki, omuzlarımda vatan. Atam’ın armağanı, çocuklara bırakılan zaman. 23 Nisan, egemenliğin çocuk kalbime indiği an, Milletin iradesi, minik ellerimde can buldu bu an. Egemenlik milletindir, yankılanıyor her bir yürekten. Sevgiyle, umutla, inançla, Türkiyem ile gurur duyarak uyandım. Bayramın kutlu olsun ey nazlı hilal, ey şanlı tarih. Bugün çocuk uyandım, yarın milletin umudu. 23 Nisan’la büyür bu vatanın asil duruşu. Yurtta sulh, cihanda sulh diyerek, geleceği sevgiyle öreceğiz.
Bu Topraklar
Bu topraklar; Ne olursan gel diyen Mevlanayı, Gönüller yapmaya geldim diyen Yunus Emre'yi, Âdem âlem içinde, âlem âdem içinde diyen Hacı Bektaşı, Sen seni bil, sen seni diyen Hacı Bayramı Veliyi yetiştiren topraklar... Tasavvuf ile, örfümüz, adetlerimiz, geleneklerimiz ile sevgi ve merhamet toplumundan nasıl böyle bir cinnet toplumuna dönüştük? Tarlaya karga dadandı, ambara fare, fırına hırsız, memlekete harami... Geldikleri gibi gitmediler; Kimi itini bıraktı, kimi bitini, kimi de piçini... Yoksa bu kadar soysuzun bizden olması mümkün değil, Diyen Neyzen Tevfik haklıydı demek...
İnsanın imtihanı insanladır
"Bazınızı, bazınızla imtihân edeceğiz.." En’am Sûresi 53 Yani insan, insan ile imtihan olacaktır. Sevdiği insanla, Değer verdikleriyle, Çabaladıklarıyla, Kan bağı olduklarıyla... Nitekim durum böyledir. Melek olsan, kanat seslerinden rahatsız olurlar Tolstoy bunu; "Ekmek pahalı, emek ucuzdu." Diyerek anlatır. Sabahattini Ali ise o kadar insanlardan yorulmuştur ki şöyle ifade eder : "Kendimi bir balkondan aşağı daha rahat bırakabilirim, bir insana bırakmaktansa.Öyle çok korkuyorum insandan." "İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı." Diyen Sabahattin Ali'ye göre; İnsanın insanı memnun etmesi, insandan vefa beklemesi abesle iştigaldir. İnsanın vazifeyi asliyesinn bambaşka bir şey olduğu aşikardır. O zaman asıl memnun edeceğimiz şeyi pas geçiyoruz. O da ilahi rızadır. Yani Allah'ın rızası... Bunuda tasavvufi olarak en iyi Bediüzzaman ifade etmiştir "Rıza-yı İlahî kâfidir. Eğer o yâr ise, herşey yârdır. Eğer o yâr değilse, bütün dünya alkışlasa beş para etmez."
Reklam