Biz konuşmayız, gözlerimiz anlaşır. Gözyaşlarımız yıllar önce kurudu. Onun için gönüllerimiz ağlar. Nehirler coşarsa anlayın ki, ayağa kalkıyoruz. Bazen durgun akar. O zaman dua edin. Kurumasın.
Aşktan kardeşim. Aşktan. Bazı aşklardan yeniden doğarak çıkarız, yolumuz ulaşır ilahi aşka.
Bazen de 'aşk çölü'nde parça parça ölerek mahzun kalırız.
Biz dünyanın aşk mağdurlarıyız. İlahi kader bizi bin türlü belaya düçar etse de, bezm-i elestte dediğimiz 'bela'dan vazgeçmeyiz.
Arafta kalmak gibi bir tercihimiz yok bizim.
İlla aşk. İlla bela."
Yağmur bulutları ve kara bulutlar havada toplanınca şemsiyenizi alıp dışarı çıkmak gibi, hayatta başınıza gelecek her şeye karşı da hazırlıklı olmalı insan. Felaketler, hüsranlar ve buhranlar karşısında şaşırıp kalmamamızı, fırtınada tersine dönmüş̧ bir şemsiye haline gelmememiz için yağmurun mesajını iyi okumalı insan. Her kar tanesinin mikroskop altında yapısı farklı farklı ise, yağmurun her damlasının da insana bir mesajı vardır. İlahi, sen rahmet yağmurunu yağdır. Yağmurun önünde toz kalmaz.
Bizim önümüzdeki tozları, boyalı olanları, çer çöpleri, yüreğimizdeki kuraklığı gider. ÂMİN
sanalhaber.com/e-gazete/2024-1...