Bazen en ağır yük, insanın sırtında taşıdığı değil, kalbinde dilsiz bıraktığıdır. Bir sabah uyanırsınız ve artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı gerçeği, odanın soğuk havasıyla birlikte yüzünüze çarpar. Gidenlerin boşluğu, sadece bir eksiklik değil; evin her köşesine, okunan her kitaba, içilen her çaya sinen keskin bir sızıdır. Hatıralar, bir zamanlar sığınılacak limanlarken, şimdi her biri ucu zehirli birer oka dönüşür. İnsan, içindeki bu sessiz çığlığı kimse duymasın diye sustukça, ruhundaki o görünmez çatlaklar biraz daha derinleşir; çünkü dünya dönmeye devam ederken, sizin zamanınız o en kırılgan yerinden çoktan kopmuştur