İkrime'nin Abdullah b. Abbas'tan rivayet ettigine göre dedi ki:
Rasûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) Şöyle Buyurdu:Ümmetimden iki Fırka Vardır ki Bunların İslâm'da Payları yoktur:Mürcie ve Kaderiye.
Abdussamed Merduveyh anlattı, şöyle dedi: Fudayl b. İyaz'ın şöyle dediğini işittim:
Bidat ehli biriyle oturup kalkandan uzak dur. Bidat ehliyle oturup kalkandan hikmetli bir şey almazsın. İsterdim ki benimle bir bidatçi arasında demirden bir sur olsun. Bir Yahudi'nin yanında yemek yemem, bir Hristiyan'ın yanında yemek yemem benim için bir bidatçinin yanında yemekten iyidir.
Süleyman b. Yesar'dan rivayet edildiğine göre şöyle dedi: Temimoğullarından Sabiğ b. İsl adında biri Medine'ye geldi. Beraberinde kitaplar vardı. Sürekli Kur'ân'ın müteşabih âyetlerini kurcalıyordu. Bu durum Ömer (radıyallahu anh)'ın kulağına gitti. Ona haber gönderdi. Yanında sopa olarak hurma dallarını hazırladı. Yanına gelince oturdu. Ömer (radıyallahu anh) sordu: Kimsin? dedi ki: Allah'ın kulu Sabiğ'im. Ömer de dedi ki: Ben de Allah'ın kulu Ömer'im. Sonra sopalan alıp onu dövmeye başladı. Ta ki kafası kırıldı, kan-lar yüzünden süzülmeye başladı. O esnada şöyle dedi: Yeter ey Mü'minlerin emiri, yeter! Allah'a yemin ederim ki, kafamdaki (şüpheler) silindi, gitti.
Meymun b. Mihran'dan rivayet edildiğine göre dedi ki:
Abdullah b. Abbas bana şöyle dedi:Benden şu üç şeyi ezberle:
Sakın yıldız ilmine girme, çünkü kehanete sürükler.
Kader konusunu tartışma, çünkü zındıklığa sebep olur.
Sakın ola ki Rasûlullah'ın Ashâbından birine sövme, yoksa Allah seni yüzüstü cehenneme atar.
- Nafi'in Abdullah b. Ömer'den rivayet ettiğine göre dedi ki:
Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: 'Kaderle alakalı hiçbir şeyi konuşmayın. Çünkü kader Allah'ın sırrıdır.
Allah'ın sırrını ifşa etmeyin.