Deniz

Deniz
Şiir ihtiyacı olanındır
Ne büyük fark vardı... Bir tarafta, içinde peygamberlerin sözlerini hatırlatan gayet derin bir akıl ve hikmet ürünüymüş gibi özgürlük, namus ve şeref kavramları bulunan kitaplar... Diğer taraftaysa hiçbir alçaklıktan korkmayan, her türlü çamur atmayı ve iftira saçmayı pek doğal sayan, yılan gibi bir dil ve üslûp... İşte bu, insanlığın kurtuluşunu isteyen basındı. Sonunda anladım ki kitaplar ahmaklar ve aydınlar, gazetelerse halk içindi.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
En büyük suçlular; halka acımanın, adil kanunlarla onun hakkını teminat altına almanın, aldatıcı ve yanıltıcı olanı cezalandırmanın zahmete edilmeye gerek olmayan işler olduğunu söyleyenlerdi.
Burjuva daima böyledir. Tiyarto, sinema, adi kitaplar ve gazetelerle, halka zehrin nasıl verildiğini görür ve sonunda da halkın ahlakındaki zaaftan ve bananecilikten hayrete düşer. Sanki sinema ve şüpheli basın milli büyüklüğümüzün değerini halka yaymaya çalışıyorlarmış gibi
Renk körlüğüne yakalanmış gibi, bir cenazenin yanı başında yürüyorlar ve kokuşma alametleri arasında bir defa öldükten sonra dirilmeyi bulduklarını sanıyorlardı.
"Zaman değişiyor. Gençliğimde delikanlılar kızlara felsefe kitapları verir ya da onlarla Maeterlinck'in Mavi Kuş adlı eserini tartışırlardı. Şimdi ise gençleri ancak kompleksler ve aşağılık duygusu bir araya getiriyor."