İçimde her an bunların tam tersi bir sürü duygunun kaynaştığını hissederdim. Bunların içimde uğuldayıp durduğunu hissederdim. Bu duyguların ömrüm boyunca kaynaştığını, dışa taşmak için fırsat kolladıklarını biliyordum, fakat bırakmıyordum, bile bile bırakmıyordum.
Çalkantı her yerdeydi: topraktaki her ağaçta, yapraktaki her çiy tanesinde, gökyüzündeki her bulutta ve yıldızların ötesinde... Bu çalkantı amaçsızdı ama bu kadar çok miktarda amaçsız çalkantının içinden, bir amaç doğuyordu.