Bir takvim yaprağı değil; sabırla açılan bir kitap gibi duruyor karşımda. Sayfalarında geceyle gündüz barışmış, yıldızlar kelimelere dönüşmüş. Bir yanda okunan kitaplar, bir yanda susarak öğrenilen hakikatler… Işık, gürültüden değil anlamdan sızıyor. Yol bazen bir sandal kadar kırılgan, bazen bir inci kadar saklı; ama her hâliyle umut taşıyor. Küçük bir çocuğun merakı, bir gülün cam fanus içindeki sabrı, geçmişten gelen dualar ve geleceğe uzanan niyetler aynı karede buluşuyor. 2025 bana şunu fısıldıyor: yavaşla, oku, anla, derinleş. Her şey hemen değil; vaktinde. Çünkü bazı yıllar yaşanmaz, okunur.