Bulabildiğim tek açıklama, nasıl ki gerçek olaylar unutulabiliyorsa, asla olmamış olanların da sanki olmuşçasına anıların içinde yer alabildikleri biçimindeydi. 
Sevr Antlaşması, emperyalizmin kukla haline getirdiği saraya, sultana dokunmuyordu; Sevr'e uyması şartıyla padişah İstanbul'da oturacaktı. Sevr, padişahı değil, Türk halkını yok etmeyi amaçlıyordu.
Lozan, olmuş bitmiş, geçmişte kalmış bir tarih değil, -şimdilik 100 yaşını devirmiş- hâlâ canlı ve geçerli uluslararası bir belgedir. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti düşmanı emperyalizm ile gerici, bölücü ortaklarının hedefi olmaya devam etmektedir.