*ÖNCELİKLE OKUYAN ARKADAŞLARA TEŞEKKÜR EDERİM. BİRAZ UZUN FAKAT OKUDUKTAN SONRA ŞATOYA BAKIŞ AÇINIZ DEĞİŞECEK. GERİ BİLDİRİM YAPMANIZ BENİ MUTLU EDER. TEŞEKKÜRLER*
Kafka'nın şatosunu anlayabilmek için öncelikle modernizm ve postmodernizm kavramlarını bilmek gerekir. Modo kelime kökünden gelen modernizm '' şimdi, şu an'' anlamına gelmektedir. Sanayi devrimi ile sanayileşen toplumsal hayat, küçük! ve çok katlı şehirlere kaymaya başladı. Sanayi devrimi ekonomiyle ilgili olduğundan modernizm ekonomik temelli atıldı. 20.yy başlarında iyice şehirlere devam eden hayata karşı bir duruş, bir tavır oluşmaya başladı. 1914-1918de meydana gelen savaş yıllarından sonra insanların sıkışmış olduğu şehit hayatına karşı dik duruş iyice sergilemeye ve Şehir hayatından ziyade daha minimalist ve daha mahrem bir hayatı tercihi başladı. İşte bundan dolayı modernizm karşısına postmodernizm kavramı dikildi ve bu postmodernist anlayış mimaride başladı.
Postmodernizmin zirveye çıktığı dönem ise 1970li yıllarda Amerika'daki bulunan Pruitt igoe konutlarının işlevsiz kalıp dinamitlenerek yıkılması sonrasına kadar hazırlık dönemleri sürdü.
İşte bu kavramlardan hareketle tam anlamıyla bir postmodernist olan Şato'ya yaklaşmak gerekmektedir. Her şeyden önce Şato bir Ekpresyonist romandır. Bütün bakış açısı incelemelerinde bu kavram dışa vurur.
Modernizmdeki düzen, kural kavramları postmodernizmde kendisini tamamen bir kaos, otoritesizlik kavramlarına bırakır. Tek bir otoriteyi kabul etmez. K.nın köye geldiğindeki akşam karanlığında Şatoyu parça parça bir kaç katlı evlerden oluşan ve etrafı duvarlar çevrili bir yer olarak görmesi, dışarıdan tek gibi duran ve düşünülen, aslında içerisinde tek bir otorite in olmadığı, parçalanmış bir otoriteyi temsil eder. Bu nihilizm temelli bir