Ezher

Ezher
@TheAbsentLight
Ne yıldırıcı bir dünyada yaşıyor­duk. Her etrafına bakındığında seni nefes bile almadan haklamaya ha­zır birileri vardı.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Ne yıpratıcı yıllardı onlar - yaşama isteği ve gereksinimi ile dolu olup yapamamak.
Peki, diyordum kendi kendime, bir iş buldun. Ömür boyu böyle bir işte mi çalışacaksın? Bu yüzden banka soyuyordu insanlar. Yap­mak zorunda kaldıkları işler küçük düşürücüydü. Neden allahın cezası bir konser piyanisti veya yargıç değildim? Çünkü eğitim gerekiyordu ve eğitim parayla sağlanıyordu. Ben bir şey olmak istemiyordum za­ten. Ve bunda fevkalade başarılı olduğum tartışılmazdı. Kadınlar para sahibi erkekler istiyorlardı, başarılı erkekler. Sefil­ lerle beraber olan kaç klas kadın vardı? Neyse, bir kadın da değildi is­ tediğim. Beraber yaşamak için istemiyordum en azından. Bir erkek bir kadınla nasıl yaşardı? Ne anlama geliyordu bu? Colorado'da üç yıllık yemek ve içki ikmali yapılmış bir mağaraydı istediğim. Kumla sile­cektim kıçımı. Her şeyi, bu basit, korkakça ve sıkıcı yaşantının içinde boğulmaya yeğlerdim.
"insanlar adaletsizliği sadece kendi başlarına gelince düşünüyorlar."
Kahkahalar atan çocukların parlak arabalarına bindikleri için asla affetmeyeceğim o kızları. Ellerinde değildi tabii ki, ama yine de belki diye düşünüyor insan... Ama hayır, belkiler filan yoktu. Varlıklı ol­mak zafer demekti ve zafer tek gerçekti.