Nefret ettiğim bir şey daha varsa,o da insanların kendinizi berbat hissettiğinizi bildikleri halde neşeyle hatrınızı sorup,"İyiyim" demenizi beklemeleridir.
O zaman anladım ki bedenimin, kendimi kurtarmak için, en can alıcı saniyede ellerimin gücünü kesmek gibi yığın ufak bir hilesi var, oysa bütün karar bana ait olsa, ölmem bir an meselesiydi.
Sanki asıl öldürmek istediğim şey o derinin altında ya da başparmağımın altında atan o ince mavi damarda değil, başka bir yerde, daha derinde, daha gizli ve ulaşılması çok daha güç bir yerdeydi.