"Ama emin değildim. Hiç ama hiç emin değildim. Bir gün, bir yerde o boğucu çarpıtmalarıyla sırça fanusun yeniden üzerime inmeyeceğini nasıl bilebilirdim?"
Aslında hepimizin üstümüze kapatılan bir sırça fanus ile yaşıyoruz. Kimimiz bunu fark etmiyor kimimiz de fark ettiği halde sırça fanusu ile yaşamaya çalışıyor. Ve bazıları da bu sırça fanusun varlığı ile daha fazla yaşayamayarak hayatına son veriyor.
Sylvia Plath, bu kitabı intihar etmeden 1 ay önce yayımlatıyor. Kitabı okurken aslında yazarın hislerini ve düşüncelerini anlıyorsunuz.
Bununla birlikte cinsiyet eşitsizliğine, kadınların toplumdaki yerine, toplumun kadınlara eninde sonunda dayattığı anne ve eş olma rolüne mükemmmel bir eleştirel yaklaşım var.
Benim kitapta en beğendim yön aslında akıl hastanesine yatırılan insanların kafasında çözemedikleri problemlerini, neler düşündükleri, neler hissetiklerini okuyabilmek ve en önemlisi de çözümleyebilmekti.