Cinsiyetler arasındaki eşitlik nesnelerin doğal düzenine uymalıdır; oysa erkekçe karşı çıkış sadece gerçeğe karşı körü körüne bir isyandır ve dolayısıyla bir üstünlük kompleksidir. Erkekçe karşı çıkış yüzünden tüm cinsel işlevler gerçekten bozulabilir ve zarara uğrayabilirler. Bu esnada çok önemli hastalık belirtileri ortaya çıkabilir ve biz bu belirtilerin kökenini araştırırsak, rahatsızlıkların genelde çocuklukta başlamış olduklarını tespit ederiz.
Kadınların kısa etekli elbiseler giymeleri kınanmamalıdır; çünkü bu bir avantajdır. Onların kendilerini erkekler gibi birçok yönde geliştirmeleri ve erkekler gibi meslek sahibi olmaları da iyi ve doğru bir şeydir. Ama kendi cinselliklerinden memnun olmayıp erkeklerin erdemsizliklerini kabul etmeye çalışmaları kendileri için tehlikelidir.
Durmadan erkek olmak isteyen kadın ve kızlarla karşılaşırız. Bu tutum kesinlikle anlaşılabilir bir tutumdur; çünkü ilişkilere tarafsız olarak bakarsak kültürümüzde erkeklerin hep daha iyi pozisyonlara sahip olduklarını görürüz; onlar daha kabul edilebilir durumdadırlar, daha üstün görülür ve daha üstün değerlendirilirler. Bu ahlaki açıdan haksızlıktır ve değiştirilmelidir. Ama şimdi kızlar aile içinde erkeklere ve oğlan çocuklarına çok daha iyi davranıldığını ve onların küçük ve önemsiz şeylerle uğraşmak zorunda kalmadıklarını öğreniyorlar. Kızlar, eril kişilerin birçok konuda daha serbest olduklarını görüyorlar ve erkeklerin bu daha büyük serbestlikleri kadınların kendi cinsel rollerinden memnun olmamalarına sebep oluyor.
Bir çocuğun gelişim sürecinde annesi tarafından şımartılmanın değerini nasıl anlamaya başladığını görebiliriz. İlişki ve bağlantıları anlamak istiyorsak bu önemlidir; çünkü çocuklar veya yetişkinler bize böyle anılarını anlatıyorlarsa, bu insanların hep kendilerini tehlike altında hissettikleri ya da bir başkasının onlara tercih edileceği duygusu taşıdıklarından oldukça emin olabiliriz. O zaman gerilimin nasıl giderek arttığını ve giderek daha belirgin hale geldiğini anlarız ve bahsedilen düşüncenin onların ruhsal yaşamlarının merkezine yerleşmiş olduğunu da görürüz. Böyle bir gerçek bizim gözlemimiz için çok önemlidir: Bu, böyle insanların ilerideki yaşamlarında kıskançlığa ve haset duymaya yatkın olmalarının bir işaretidir.