Hasta geçmişine baktığında, onun anılarının su yüzüne çıkardığı her şeyin onun için duygusal bir önemi olduğundan emin olabiliriz ve bu şekilde avucumuza onun kişiliğinin anahtarı düşer
Çocukların bağımsız olmalarını sağlamalıyız ve bunu ancak onların yaşam stillerinin yanlışlıklarını görmelerini sağlamakla yapabiliriz. Çocuğumuza bir şeyler yapmayı öğretmek gerekirdi o zaman kız ve erkek kardeşlerinin önünde utanmasına gerek olmazdı.
Yaşam problemlerine gösterdikleri tepkilerde insanlar değişik hayvan türlerine çok benzerler. Bir tavşan aynı duruma bir kurt veya bir kaplandan daha değişik tepki verir. İnsanlarda da durum aşağı yukarı aynıdır.
Bazı insanlar intihar düşüncelerine yönelir ve bu şekilde dünyayı tüm zorluklarıyla birlikte üzerlerinden silkip atmayı arzularlar. Bu yaşamın kendileri için hiçbir şey ifade etmediği izlenimini uyandırırlar ve gerçekte korkak olmalarına rağmen kendilerini üstün hissederler. Biz burada üstün olma kompleksinin ikinci bir aşama olduğunu görürüz. O aşağılık kompleksinin bir kompenzasyonudur (onun görevini de devralan bir dengeleyicidir.) Böyle durumlarda bizim organik ilişkiyi bulmaya çalışmamız gerekmektedir. Bu ilişki, göstermiş olduğumuz gibi, kendi içinde çelişkili gibi görünen ama insan doğasıyla uyumlu olan bir ilişkidir. Bu ilişki bir kere keşfedildiyse, hem aşağılık kompleksini hem de üstünlük kompleksini etkili bir şekilde tedavi edecek duruma geliriz.
Normal insanda üstün olma kompleksi yoktur, onun kendini üstün hissetme duygusu bile yoktur. O üstün olmaya, hepimizin başarı kazanma hırsımız anlamında çaba gösterir ama bu çaba ifadesini çalışmakta bulduğu sürece kesinlikle ruhsal hastalıkların kökünü oluşturan yanlış değerlendirmelere götürmez.