Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Vicdan, gerektiğinde politik, dolayısyla tehlikeli de olabilen bir organ.
Bu yüzden:
Şu kadın, yağmurlu bir havada yerde sürünerek dilenen bacaksız başka bir kadının yanından aklında alışveriş listesiyle geçebiliyor.
Şu şoför, trafik ışıklarında durduğunda arabanın camına yapışmış çıplak ayaklı bir delikanlıyı bir el işaretiyle def ediveriyor.
Şu adamın kulakları, yemek yediği masanın yanı başında yere bırakılmış kir içindeki bir çocuğun ülfediği flüte sağır.
Șu genç kızın gözleri çöp kutularından yemek toplayan yarı deli evsize kör.
Şu yaşlının kalbi, savaştan kaçıp gelmiş çocukları tehlikeli sokaklarda gece yarısı tiner koklayarak dolaşmasına dayanıyor.
Dünya, sen gözlerinle gördüklerine katlandıkça daha da çirkin dönüyor.
Susuyorsun, Daha önce de sustuğun gibi. Sustukça sıra sana geliyor. Daha
önce de geldiği gibi. Buna rağmen geçmișle yüzleşmekte gösterdiğin ısrarın zerresini bugünle yüzleşmekte göstermeye yanaşmıyorsun.
Sistem etrafindaki yoksulların ve
tutunamayanların ve azınlıkların soyunu
kırıyor. Senin kalbin hålâ sapasağlam. O kolektif suç, verdiğin ödünler yüzünden
çağlardan çağlara yuvarlanarak ve tüm suskunları bünyesinde toplayarak büyüyor.
Siyah derililerin ve farklı olanların ve kadınların ve güçsüzlerin köle olmasına ikna olmuş koca bir uygarlığın artığısın
Sistem seni sınırsız tüketim ve yüksek satın alma gücü için var olma heyecanıyla donatıyor. Bunu özgürlük sanıyorsun.
Kendi etrafina hevesle kafes üzerine
kafes örüyorsun. O kafeslerin içinde ruhsal yıkıntılardan inşa ettiğin tehlikeli bir ahlak sistemi; kendi bedeninden utanmakla başlayan bir ahmaklığa kapılıp evrensel bir ahlaksızlığın bekçiliğini yapıyorsun.